Bu seçenek site üzerinde yaptığınız değişiklikleri resetler

Yenile

Yargıtay’dan “yangın büyüyor” uyarısı

Yargıtay BaÅŸkanı Hasan Gerçeker bir kez daha “Yargıda ateÅŸ bacayı sardı, yangın büyüyor” dedi. Gerçeker, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na Meclis’ten üye seçilmesinin yanlış olduÄŸunu vurguladı, Yargıtay’ın boÅŸ üyeliklerine hala atama yapılamamasını gündeme getirdi. Adalet Bakanı Sadullah Ergin ise “Biz 2002′den bu yana o ateÅŸi söndürmek için çok çalışmak yaptık” cevabını verdi.

Yargıtay BaÅŸkanı Hasan Gerçeker, “Her biri 30-40 yıllık mesleki tecrübeye sahip olan, uygulamanın içinden gelen, yıllarca adalet dağıtan Türk yargıçlarına güvenilmelidir. Kurumlar arasındaki güven sorunu, güvensizlik ortamı mutlaka aşılmalıdır” dedi.

Ankara Barosu’nca Bilkent Otel’de düzenlenen “Uluslararası Hukuk Kurultayı” baÅŸladı. Kurultayın açılışına Yargıtay BaÅŸkanı Gerçeker, Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Sayıştay BaÅŸkanı Recai Akyel, bazı baro baÅŸkanları ile çok sayıda hukukçu katıldı.

Kurultay’ın açılışında konuÅŸan Gerçeker, kürsüye anons edildiÄŸinde salondakiler tarafından uzun süre alkışlandı.

Kurultay’da çok önemli konularda çok önemli deÄŸerlendirmeler yapılacağına inandığını belirten Gerçeker, kurultayın Türk hukukuna büyük katkı saÄŸlayacağını söyledi.

Yargı reformu konusunda konuÅŸmak istediÄŸini belirten Gerçeker, Yüce Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün çizdiÄŸi yolda, gösterdiÄŸi ilkeler doÄŸrultusunda kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olma ilkesini benimsediÄŸini ifade etti.

Bu ilkenin gereği olarak da çağdaş hukuk sisteminin kabul edildiğini söyleyen Gerçeker, çağdaş hukuk sisteminin en önemli özelliğinin ve temel taşının kuvvetler ayrılığı ve yargı bağımsızlığı ilkesi olduğunu vurguladı.

Gerçeker, bu nedenle, Anayasa’nın bu üç ana erke tanıdığı yetki, sorumluluk ve haklara herkesin, her kurumun saygı göstermesinin bir zorunluluk olduÄŸunu ancak bu durumda hukukun üstünlüğü, hukuk devleti ilkesinin hayata geçirilebileceÄŸini dile getirdi.

Yargı reformu konusunda hazırladıkları raporlar hakkında da bilgi veren Gerçeker, buna göre öncelikle Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun (HSYK) tam bağımsız bir yapıya kavuÅŸturulması, yürütmenin etkisinden uzaklaÅŸtırılması gerektiÄŸini söyledi.

HSYK’ya yargı dışı kurumlardan hakim, savcı sıfatını taşımayan kiÅŸilerin üye olarak alınmasının da yargı bağımsızlığına uygun düşmediÄŸini düşündüklerini aktaran Gerçeker, “Böyle bir oluÅŸumun kuvvetler ayrılığı ve yargı bağımsızlığı ilkelerine dolayısıyla Anayasa’ya aykırı olduÄŸunu düşünüyoruz” dedi.

“Yargı sistemi tıkanmış durumda”

Temel hak ve özgürlüklerin en büyük güvencesinin tam bağımsız ve tarafsız bir yargı sistemi olduÄŸunu vurgulayan Gerçeker, “Gerçek bir hukuk devleti olmasını istiyorsak biçimsel demokrasi anlayışını deÄŸil temel hak ve özgürlüklerin gerçek güvencesi olan anayasal demokrasi düşüncesini benimsemeli ve bütün kural ve kurumlarıyla hayata geçirmenin çabasını göstermeliyiz” diye konuÅŸtu.

Yargıtay BaÅŸkanı Gerçeker, bu konuda tüm yargı kurumlarına büyük görev ve sorumluluklar düştüğünü ifade ederek, “Ne yazık ki bugün yargı sistemi tıkanmış durumdadır. Buradaki sorumlu olarak öncelikle Anayasa’nın yargı bağımsızlığını zedeleyen maddelerini söyleyebiliriz. Bunların mutlaka ayıklanması gereklidir ama madem ki sistem böyle, bu sorunları çözmekle yetkili idarenin gerekli olanakları saÄŸlayarak yasamayı bu yönde gerekli deÄŸiÅŸiklikleri yapmaya yönlendirmesi gerekir. Üç baÅŸlı bir yargı sistemi; Adalet Bakanlığı, yüksek mahkemeler ve HSYK, yetki ve görev karmaÅŸası yaratmaktadır. Yürütmenin hakimler ve savcılar üzerindeki idari vesayetinin mutlaka kaldırılması gerekmektedir” dedi.

Yürütme ve yargının HSYK’nın yapısının nasıl olacağı bakımından birleÅŸmiÅŸ bir görünüm sergilediÄŸini söyleyen Gerçeker, “Özellikle yasaya, hukuka uygun olmayan dinlemeler, iletiÅŸimin tespiti, takibi gibi iÅŸlemler konusundaki yanlışlıklar toplum vicdanında derin yaralar açmaktadır” dedi.

Yargının iş yükü, alt yapı sorunları bulunduğunu, hakim, savcı ve personel sayısının yetersiz olduğunu anlatan Gerçeker, eşit olanaklara sahip olması gerekirken, bu koşullar açısından yargının, yürütme ve yasamadan çok geride kaldığını kaydetti.

Adalete güvenin sağlanması açısından tarafsızlığın, olmazsa olmaz bir koşul olduğuna işaret eden Gerçeker, tarafsızlığın sağlanması için de yargının tam bağımsız olması gerektiğini ifade etti.

HSYK’ya TBMM’den veya yargı dışındaki diÄŸer kurumlardan üye seçimi yapılmasının, bağımsızlığının zedelenmesine neden olacağını söyleyen Gerçeker, “Her biri 30-40 yıllık mesleki tecrübeye sahip olan, uygulamanın içinden gelen, yıllarca adalet dağıtan Türk yargıçlarına güvenilmelidir. Kurumlar arasındaki güven sorunu, güvensizlik ortamı mutlaka aşılmalıdır” diye konuÅŸtu.

“Yangın büyüyor”

Yargıtay’ın dosya sayısının ÅŸu an itibariyle 1 milyon 700 bin civarında olduÄŸunu dile getiren Gerçeker, Yargıtay’daki 34 üye eksiÄŸinin halen devam ettiÄŸini belirtti.

Gerçeker, “250 üyeden 34′ü eksik durumda. Yasal zorunluluk olmasına raÄŸmen üye seçimi hala yapılmış deÄŸildir. Bir çok daire asgari üye sayısı olan beÅŸ üyeden aÅŸağıya düşmüş, çalışamaz hale gelmiÅŸtir. Bu durumda, HSYK’nın, Anayasa Mahkemesi’nin yapısını deÄŸiÅŸtirsek ne olacak, deÄŸiÅŸtirmesek ne olacak? Üzülerek söylüyorum, yargıda yangın büyüyor, ateÅŸ bacayı sardı. Bunları söylerken üzülüyorum ama bunlar acı gerçekler” dedi.

Ergin: “Söndürmek için çok çalışma yaptık”

Açılış konuÅŸmalarının ardından Adalet Bakanı Sadullah Ergin’e, Yargıtay BaÅŸkanı Gerçeker’in, “Yargıda yangın büyüyor, ateÅŸ bacayı sardı” sözleri konusundaki deÄŸerlendirmesi soruldu.

Ergin, “Yarın bunu deÄŸerlendiririz. Biz 2002′den bu yana o ateÅŸi söndürmek için çok çalışmak yaptık” yanıtını verdi.

Ergin, açılışta yaptığı konuÅŸmada, uygar dünyadaki geliÅŸmelere ayak uydurmak amacıyla Türkiye’deki hukuk sisteminin son yıllarda hızlı bir geliÅŸim gösterdiÄŸini, bu kapsamda insan haklarına dayalı eksiksiz demokrasinin hayata geçirilmesini amaçladıklarını söyledi.

Türkiye’de adalet ve hukuk alanında son yıllarda önemli deÄŸiÅŸikliklere imza atıldığını, bir çok kanunun deÄŸiÅŸtiÄŸini veya yenilendiÄŸini anlatan Ergin, hazırladıkları Yargı Reformu Stratejisi Taslağı hakkında da bilgi verdi.

Ergin, demokratik hukuk devletinin olmazsa olmaz koşulunun erkler ayrılığı ilkesi olduğunu belirterek, egemenliğin kaynağı olan milletin aynı zamanda bütün kuvvetlerin kaynağını oluşturduğunu söyledi.

Ergin, “Günümüz demokrasi anlayışında kuvvetler ayrılığı ilkesi kuvvetlerin birbirinden mutlak ÅŸekilde ayrı kalmaları anlamına gelmemekte. Aksine kuvvetler arasında iÅŸbirliÄŸi ve dengeyi öngören bir anlayış benimsenmektedir. Kuvvetler ayrılığı ilkesinin tam olarak benimsenmediÄŸi ve hukuk devleti ilkesinin yerleÅŸmediÄŸi sistemlerde totaliter, oligarÅŸik yönetimler görülebilir” diye konuÅŸtu.

Hukukun üstünlüğüne dayalı sistemlerde ise herhangi bir kiÅŸi veya kuruma ayrıcalık tanınamayacağını ifade eden Ergin, “Unutulmamalıdır ki hukukun üstünlüğü hukukçunun üstünlüğü anlamına gelmemektedir” dedi.

Kamuoyunun yargıya güveninin hukuk devleti ilkesinin en önemli unsuru olduÄŸunu dile getiren Ergin, “Bu güveni saÄŸlamak için sadece kanunu uygulamak yetmez aynı zamanda adaletli görünmekte gerekir. Adaletli görünmenin en önemli ÅŸartı ise yargısal görevin yerine getirilmesinde tarafsız kalabilmektir. Tarafsızlık sadece karar için deÄŸil, aynı zamanda kararın oluÅŸturulduÄŸu yargısal süreç açısından da gereklidir. Yargının tarafsızlığının en önemli araçlarından biri de yargı bağımsızlığı ilkesidir” ifadesini kullandı.

Ergin, “Yargı bağımsızlığı hukuk devletinin ön koÅŸulu ve adil yargılamanın temel garantisidir. Yargı bağımsızlığı bir kast ayrıcalığı olmayıp yürütülen hizmetin niteliÄŸinden kaynaklanmaktadır. Buradaki temel amaç yargıcın karar verirken tarafsızlığını ve özgürlüğünü saÄŸlamaktır. Yargı bağımsızlığının ve tarafsızlığının saÄŸlanabilmesi, devlet kurumlarından ve her türlü baskı gruplarından gelebilecek dış müdahaleler ile yargının kendi içinden gelebilecek iç müdahalelerin bulunmamasına baÄŸlıdır” dedi.

 HABER KAYNAĞI

Yorum Yaz