Friday, February 10, 2012 14:49

Katsayı Kararına İtirazın Reddi Gerekçeleri Belli Oldu – Danıştay Kararı

Posted by on PerÅŸembe, Mart 4, 2010, 4:52
Bu Yazı GÜNDEM Kategorisinde ve 0 Yorum var .

Katsayı farkını yeterince eşitsiz bulmayan Danıştay 8. Dairesi Kararına karşı davalı idarenin yaptığı itiraz reddedildi. YÖK Kararının 6. maddesine yönelik davacı itirazı ise kabul edilerek bu maddenin de yürütülmesi durduruldu.

Danıştay  İdari Dava Daireleri Kurulu’nun; Yükseköğretim Genel Kurulu’nun, yükseköğretime giriÅŸte yerleÅŸtirme puanlarının hesaplanmasında uygulanacak katsayıların belirlenmesi  ile ilgili 17.12.2009 günlü, 1902 sayılı kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada,  Danıştay Sekizinci Dairesince verilen yürütmenin durdurulması isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine iliÅŸkin karara yönelik davalı idare itirazının reddi, davacı itirazının ise kabulü ile dava konusu kararın 6. maddesinin yürütmesinin durdurulmasına iliÅŸkin 18.2.2010 günlü, ve YD. İtiraz No:2010/148 sayılı kararı.

15-14 oyçokluğuyla alınan kararı aşağıda aynen aktarıyoruz.

          T.C.

D A N I Åž T A Y

İDARİ DAVA DAİRELERİ

KURULU

YD. İtiraz No:2010/148

                İtiraz Eden (Davalı)             : Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı   

                Vekili                                     : Av.

                İtiraz Eden  (Davacı)          :

                İstemin Özeti                       : Danıştay Sekizinci Dairesi’nce verilen yürütmenin durdurulması isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine iliÅŸkin  27.1.2010 günlü, E:2010/1 sayılı karara, taraflar karşılıklı olarak  itiraz etmektedirler.

                Danıştay Tetkik Hakimi … Düşüncesi: Yükseköğretime giriÅŸ sınavında uygulanmakta olan alan ve bölüme göre katsayı farkını kaldıran Yükseköğretim Genel Kurulu’nun 21.7.2009 günlü kararına karşı açılan davada, Danıştay Sekizinci Dairesince katsayı farkını kaldıran düzenlemenin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesi ve bu karara karşı idarenin yaptığı itirazın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nca reddedilmesi üzerine bu konuda ortaya çıkan hukuki boÅŸluÄŸun doldurulması amacıyla dava konusu düzenlemenin getirildiÄŸi anlaşılmaktadır.

                Dava konusu düzenlemenin 2. maddesi ile adayların mezun oldukları alan/bölüm ile ilgili bir yükseköğretim kurumlarını tercih etmeleri halinde Ağırlıklı Ortaöğretim BaÅŸarı Puanlarının 0,15 katsayı ile, tersine yani alanları dışında bir program tercih etmeleri halinde ise 0,13 katsayı  ile çarpılması ile elde edilecek puanın sınav sonucuna eklenmesi suretiyle yerleÅŸtirmeye esas puanın belirlenmesi öngörülmektedir. İki aÅŸamadan ve her iki aÅŸamada toplam onsekiz puan türünden oluÅŸan  bu yeni sınav sisteminde orta öğretimde baÅŸarı puanlarının 100 – 500 standart puanlar arasında belirlendiÄŸi bir düzlemde bu yeni katsayı oranları adayların puanlarını ortaöğretim baÅŸarı puanlarına göre en fazla on puan, en az iki puan etkileyebilmektedir. Öte yandan dava konusu düzenlemenin 3. maddesinde, öğretmen lisesi ve meslek lisesi mezunu olan adayların  sınavsız kayıt hakkı olanlar dışında kendi alanlarında programları tercih etmeleri halinde Ağırlık Ortaöğretim  BaÅŸarı Puanlarının 0,05 katsayı ile çarpımı sonucunda bulunan puanın 2. maddeye göre hesaplanan toplam puana ayrıca eklenmesi öngörülmüştür.

                Davalı idare, bir önceki düzenleme ile ilgili olarak  verilen yargı kararlarında yer alan gerekçelerin ve uygulamakta olan sistemin özellikleri dikkate alınmak suretiyle yargı kararlarına uygun bir düzenlemenin getirildiÄŸini öne sürmüştür. Ancak, bir önceki düzenlemenin yürütülmesinin durdurulması yolundaki Danıştay Sekizinci Dairesi kararına karşı yapılan itirazın  reddine iliÅŸkin Danıştay  İdari Dava  Daireleri Kurulu’nun 10.12.2009 günlü,  E:2009/1005 sayılı kararında,  farklı katsayı uygulamasının hukuka uygun olduÄŸu ancak, bu farklılığın ölçülü olması gerektiÄŸi, ölçülülük ilkesi dikkate alınarak belirlenecek katsayı oranlarının, eÄŸitim sisteminin örgütleniÅŸ biçimindeki bütünlüğü bozmaması, alan/bölüm, mesleki eÄŸitim, genel lise eÄŸitimi gibi ayrımları ve yargı kararlarını geçersiz kılacak nitelikte olmaması gerektiÄŸi belirtilmiÅŸ, böylelikle adayların mezun oldukları alan/bölüm dışında yükseköğretim programlarına yönelmelerini  zorlaÅŸtıracak ancak imkansız kılmayacak  bir katsayı oranı belirlenmesi gerektiÄŸine iÅŸaret edilmiÅŸ, buna karşın dava konusu düzenleme ile 0,02 puanlık bir katsayı farkı öngörülerek bunun sonucunda mezun olduÄŸu alanla ilgili tercihte bulunan adaylar ile alanları dışında tercihte bulunan adaylar arasında ortaöğretim baÅŸarı puanına göre 2 ila 10 puan arasında bir fark getirilmiÅŸtir.

                Dava konusu düzenlemenin 2. maddesi ile getirilen katsayı oranlarının yargı kararları ile ortaya konulan ölçülülük ilkesine uygun olarak belirlendiÄŸi, dolayısıyla, katsayı farkının getirilme amacı olan yönlendirmede, belirlenen bu oranların etkili olacağı hususları davalı idarece hukuken geçerli bilimsel çalışma ve raporlar ile ortaya konulamamıştır. Öte yandan, davalı idarece eski sınav sisteminden farklı olarak çoklu sınav, çoklu soruyu esas alan yeni sınav sistemi ile alan bilgisi ağırlığının %38′den, %60′a çıkarılarak lise müfredatında alınan bilginin doÄŸrudan ölçülüp sınava yansıtılmasının saÄŸlandığı, ayrıca, katsayı farklılaÅŸtırması yerine alan sorularının puan deÄŸerinin yüksek tutularak hem alan içi tercihin teÅŸvik edildiÄŸi, hem de öğrencilerin gerçek baÅŸarısının ölçüldüğü, dolayısıyla, yeni sistemde katsayı dışında yönlendirme araçlarının kullanıldığı ileri sürülmüş ve yeni belirlenen katsayı oranlarının öiçülülük ilkesine uygun olduÄŸu bu ÅŸekilde izah edilmeye çalışılmış ise de; yükseköğretime giriÅŸte uygulanan ve çoklu sınav çoklu soru yöntemi olarak ifade edilen sistem ile sınav sayısının, soru sayısının ve soruların ağırlık oranlarının artırılmasının yönlendirmenin saÄŸlanması amacıyla getirilmiÅŸ olan katsayı farkı ile aynı iÅŸlevi göreceÄŸi ya da belirtilen amaca ulaÅŸmada etkili bir araç olduÄŸuna dair bilimsel bir veri bulunmadığından davalı idarenin savlarının hukuken geçerliliÄŸi bulunmamaktadır. Belirtilen hukuki  durum karşısında, dava konusu düzenlemenin 2. maddesiyle getirilen ve alan içi/alan dışı tercihlerde 0.02 puanlı katsayı farkını öngeren düzenlemenin, yargı kararlarını geçersiz  kılmaya yönelik ve sembolik nitelikte olduÄŸu, yasanın öngördüğü yönlendirme amacına uygun ve etkili olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.

                Bu nedenle, dava konusu düzenlemenin 2. maddesinde ve bu madde ile bağlantılı olarak 3. maddesinde hukuka uyarlık bulunmadığından davalı idarenin itirazının reddi gerektiği düşünülmektedir.

                Davacının itirazına gelince; dava konusu düzenlemenin 6. maddesi ile YGS ve LYS sınavları sonucunda oluşan her puan türünde Türkiye genelinde ilk bin kişi arasına giren adayların yerleştirme puanı hesaplanırken Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanının tercih edeceği bütün programları için alan içi katsayı değeri kullanılacağı kuralına yer verilmiştir.

                2547 sayılı Yükseköğretim Yasası’nın 45. maddesinin a, b ve d bentlerinde, öğrencilerin ortaöğretimdeki baÅŸarı durumlarının sınav sonucuna nasıl yansıtılacağı belirlenmiÅŸ olup, buna göre okullarını birincilikle bitiren öğrenciler, TÜBİTAK tarafından tespit edilen uluslararası  bilimsel yarışmalarda ödül kazanan öğrenciler açısından farklı baÅŸarılar dikkate alınmış, ancak sınav sonucu belli bir baÅŸarı düzeyi gösterenlere yönelik herhangi bir kural ve istisnaya Yasa’da yer verilmemiÅŸtir. Ayrıca bugüne kadar uygulanan yükseköğretime giriÅŸ sınavına iliÅŸkin sistemlerin hiçbirinde bu yönde bir uygulamaya da rastlanmamaktadır.

                Yükseköğretime giriş sınavlarının iki aşamalı olduğu ve bu iki aşamada birçok puan türünün bulunduğu gözönüne alındığında dava konusu düzenlemenin 6. maddesi ile sınavın  tümünde daha fazla öğrenci sayısını kapsayacağı, ayrıca puan türlerinin artırılması ile bu sayının daha da artabileceği açıktır.

                Dolayısıyla, bu madde ile getirilen düzenlemenin yasal dayanağı bulunmadığı gibi ileriye dönük olarak kesin sınırları da belli olmayan bir niteliğe sahip olduğu görülmektedir.

                Bu nedenle, alan/bölüm gibi ayrımlardan hareketle farklı katsayı uygulanmasının gerekliliğine vurgu yapan yargı kararlarına aykırı ve anılan kararları  etkisiz kılmaya yönelik olduğu anlaşılan dava konusu düzenlemenin 6. maddesinin yürütülmesinin durdurulması bu nedenle de davacının itirazının kabulü  gerektiği düşünülmektedir.

                Danıştay Savcısı … Düşüncesi: İtiraz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler Danıştay Sekizinci Dairesi’nce verilen yürütmenin durdurulması isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine iliÅŸkin kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediÄŸinden, itirazların reddi gerekeceÄŸi düşünülmektedirler.

TÜRK MİLLETİ ADINA

 

                Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nca dosya incelendi, gereÄŸi görüşüldü:

                Dava, Anadolu Öğretmen Lisesi son sınıf öğrencisi olan davacı  tarafından, Yükseköğretim Genel Kurulu’nun 17.12.2009 günlü, 2009.21.1902 sayılı kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılmıştır.

                Danıştay Sekizinci Dairesi’nin 27.1.2010 günlü, E:2010/1 sayılı kararıyla; Anayasanın 138. maddesinin son paragrafında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduÄŸu, bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir surette deÄŸiÅŸtiremeyeceÄŸi ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceÄŸi ÅŸeklinde yer alan hükme paralel olarak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası’nın 28. maddesinin 1. fıkrasında da idarenin, Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına iliÅŸkin kararlarının gereklerine göre gecikmeksizin iÅŸlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduÄŸu kuralına yer verildiÄŸi; bu ÅŸekilde yürütmenin durdurulması kararının, davanın esası hakkında verilen kararlar gibi yerine getirilmesinin zorunlu olduÄŸunu belirleyen kuralın, bu kararların, iptali istenilen idari iÅŸlem üzerindeki hukuki etki ve sonuçlarının aynı olmasından kaynaklandığı, bu bakımdan, yürütmenin durdurulması kararının hukuki gereklerine uygun bir iÅŸlem tesis edilmesinin Anayasal ve yasal zorunluluk olduÄŸu; yukarıda anılan Anayasa ve Yasa hükümleri ile idare hukuku ilkesi gereÄŸi idarelerin iptal kararının amaç ve kapsamına göre yeni bir iÅŸlem yapmak ve iptal edilen iÅŸlemden doÄŸan sonuçları ortadan kaldırmak ve önceki hukuki durumun geçerliliÄŸini saÄŸlamakla görevli oldukları, bu nedenle, idarelerin iptal kararlarının amaç ve kapsamı dışında bir iÅŸlem tesis edemeyecekleri,  idarelerin bu amaç dışında baÅŸkaca bir tercih ve takdir hakkının bulunmadığı, yargı kararı üzerine tesis edilen bir iÅŸlemin yargısal denetiminde yargı organlarının hareket noktasını da, kararların tam ve gereÄŸince uygulanıp uygulanmadığının denetlenmesinin oluÅŸturacağı, buradaki denetimin amacının yine hukukun üstünlüğünün saÄŸlanması olduÄŸu, kararın uygulanması konusunda farklı seçeneklerin varlığı halinde idarenin kullanacağı takdir hakkı ile tercih edilen bu seçeneÄŸin de yargı kararının gereÄŸinden hareketle hukuksal denetiminin yapılacağı, dava konusu kararın da bu açıklamalar ışığında deÄŸerlendirilmesinin gerektiÄŸi; dava konusu karara iliÅŸkin iptal isteminin, kararın 2., 3. ve 6. maddelerine yönelik olduÄŸu kabul edilerek inceleme ve deÄŸerlendirmenin bu maddeler açısından yapıldığı; Yükseköğretim Kurulunun 30.7.1998 tarihli kararı ile 1999 yılından itibaren baÅŸlatılan uygulama ile Ağırlıklı Ortaöğretim BaÅŸarı Puanlarının (AOBP), adayların kendi lise alanlarında bir yükseköğretim programına yerleÅŸtirilirken 0,5 , kendi alanları dışında bir yükseköğretim programına yerleÅŸtirilirken 0,2 katsayı ile çarpımı esasının getirildiÄŸi, bu katsayıların 2003 yılından itibaren aradaki fark geniÅŸletilerek 0,8 – 0,3 olarak uygulandığı, ayrıca bir mesleÄŸe yönelik program uygulayan ortaöğretim kurumlarından mezun olanların alanlarında bir yükseköğretime yerleÅŸtirilirken ek puan olarak 0,24 katsayısı ile çarpılması esasının da getirildiÄŸi; Yükseköğretim Kurulunun bu kararlarıyla ilgili uygulamalarına karşı Dairelerinde birçok dava açıldığı  ve verilen ret kararlarının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca da onandığı,  böylece, farklı katsayı uygulamasında hukukun temel ilkelerine, Anayasa ve ilgili Yasalara aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı; davalı idarenin farklı katsayı uygulamasını kaldıran 21.7.2009 gün ve 1266 sayılı kararına karşı açılan davalarda ise yukarıda aktarılan yargı kararları ile oluÅŸan hukuki durum doÄŸrultusunda deÄŸerlendirme yapılarak farklı katsayı uygulaması konusunda yargı kararlarıyla istikrar kazanmış bir sistemin yerleÅŸmiÅŸ olduÄŸu ve bu kararlardan sonra mevzuatımızda bu kararın aksine yapılmış yasal bir düzenlemenin bulunmadığı, yargı kararlarında yapılan hukuki deÄŸerlendirmelerin bugün için de geçerliliÄŸini sürdürdüğü, ayrıca İdari Dava Daireleri Kuruluna yapılan itiraz üzerine verilen kararda; idarenin farklı katsayı belirlemesine yönelik olarak yapacağı düzenlemede belirleyeceÄŸi katsayının ölçülülük ilkesi dikkate alınarak eÄŸitim sisteminin yönlendirme esası gereÄŸi örgütleniÅŸ biçimindeki bütünlüğü bozmaması, alan/bölüm, mesleki eÄŸitim, genel lise eÄŸitimi gibi ayrımları ve yargı kararlarını geçersiz kılacak nitelikte olmaması gerektiÄŸinin de vurgulandığı;idarenin söz konusu yargı kararları üzerine farklı katsayı uygulaması konusunda baÄŸlı yetki içinde bulunmasına karşın, bu katsayıların belirlenmesi noktasında takdir yetkisine sahip olduÄŸunun kabulü gerektiÄŸi, ancak, bu yetkinin kullanımının da mutlak ve sınırsız olmadığı, bir baÅŸka anlatımla, uygulanmakta olan ve zaman içinde birtakım sonuçlar doÄŸurarak istikrar kazanan bir düzenlemenin deÄŸiÅŸtirilmesi ya da kaldırılması için hukuk düzeninde veya maddi olayda bir deÄŸiÅŸiklik olması gerektiÄŸi, idarenin bu yargı kararları sonrası farklı katsayı belirleme konusunda sahip olduÄŸu takdir yetkisini dayandırdığı sebeplerin hukuken geçerli olup olmadığının irdelenmesi gerektiÄŸi, idarenin takdir yetkisinin hukuki denetiminin yapılabilmesi için Yükseköğretim Kurulunun 1998 yılında aldığı farklı katsayı uygulamasına iliÅŸkin düzenleme sonrası yargı kararları ile hukuka uygun olduÄŸu kabul edilmiÅŸ ve uygulanmakta olan katsayının (0,8-0,3), (0,15 – 0,13) olarak deÄŸiÅŸtirilmesinin nedenlerinin 7.1.2010 günlü ara kararı ile sorulmasına karşın, davalı idarenin bilimsel ve hukuken kabul edilebilir bir açıklama yapmamış olduÄŸunun görüldüğü; davalı idarenin katsayı farkının 10 puana tekabül ettiÄŸi ve belirlenen katsayılara göre bulunacak sonuçların 0,8 – 0,3 katsayı uygulanan bir önceki sınav sonuçlarına göre bin kiÅŸi üzerinde bir fark oluÅŸturacağı ÅŸeklindeki açıklamalarına da bilimsel ve kabul edilebilir bir dayanak sunmadığının anlaşıldığı; katsayı farkının olmaması ya da olacaksa da aşılabilir  bir  niteliÄŸinin  bulunmasına yönelik olan bir amacın, yukarıda açıklanan mevzuatta öngörülen  ve Dairelerince ve İdari Dava Daireleri Kurulunca verilen kararlarda da vurgulanan temel ilke ve yaklaşıma uygun olmadığı;  bu açıklamalar karşısında, 1998 yılından itibaren uygulanan ve hukuka uygunluÄŸu yargısal kararlarla istikrar kazanmış farklı katsayı uygulaması ile dava konusu karar alınıncaya kadar uygulanmakta olan alan içi tercihlerde 0,8, alan dışı tercihlerde 0,3 katsayısının esas alınacağına iliÅŸkin düzenlemenin deÄŸiÅŸtirilerek alan içi 0,15, alan dışı 0,13 katsayı farkına dönüştürülmesine iliÅŸkin dava konusu kararın hukuken geçerli bir sebebe dayanmadığı gibi yargı kararlarının gereklerine aykırı olduÄŸu ve yargı kararlarını geçersiz kıldığı sonucuna ulaşıldığından, dava konusu düzenlemenin 2. maddesinde hukuka uyarlık bulunmadığı; dava konusu kararın 3. maddesindeki düzenlemenin ise,  2547 sayılı Yasanın 45. maddesinde yer alan kuraldan kaynaklandığı ve uygulamanın  bu doÄŸrultuda devam ettirildiÄŸi,  bu nedenle mesleki-teknik öğretim okullarını bitirenlerin kendi alanlarıyla ilgili bir yükseköğretim programını tercih etmeleri halinde ek katsayı uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmamakta ise de,  bir mesleÄŸe yönelik program uygulayan ortaöğretim mezunlarının aynı alanda bir yükseköğretim programına yerleÅŸtirilmesinde daha önce 0,24 olarak belirlenmiÅŸ olan katsayının 0,08 olarak deÄŸiÅŸtirilmesine iliÅŸkin Yükseköğretim Genel Kurulunun 22.06.2005 gün ve 7 sayılı kararına karşı açılan davalarda,  bu iÅŸlemin iptali yolunda Dairelerince  verilen  kararların  İdari  Dava Daireleri Kurulunca   onandığı,  sözkonusu kararlarda davalı idarenin aldığı karara gerekçe olarak mesleki eÄŸitimi özendirmeyi amaçladığını ileri sürmesine karşın, mesleki eÄŸitim görenlerin kendi alanlarıyla ilgili bir yükseköğretimi tercih etmeleri halinde uygulanacak olan 0,24 ek katsayıyı 21.7.2009 gün ve 1266 sayılı kararı ile 0,06′ya düşürmüş olmasının hukuken kabul edilebilir bir gerekçeye dayanmadığının vurgulandığı, dava konusu karar ile söz konusu katsayının bu kez 0,05 olarak belirlenmesinin de aynı gerekçelerle hukuken kabul edilebilir olmadığı; düzenlemenin 6. maddesiyle, YGS ve LYS sınavları sonucu oluÅŸan her puan türünde Türkiye genelinde ilk bin kiÅŸi arasına giren adayların yerleÅŸtirme puanı hesaplanırken Ağırlıklı Ortaöğretim Puanında tercih edeceÄŸi bütün programlar için alan içi katsayı deÄŸerinin kullanılacağının belirlendiÄŸi; her genel kuralın kendi içinde bir istisnayı içeriyor olmasının genel kurala aykırılık teÅŸkil etmeyeceÄŸi, baÅŸarının ödüllendirilmesi amacına yönelik olduÄŸu anlaşılan bu kuralın, yargı kararlarına aykırı bir yönü bulunmadığı gibi hukuka, hakkaniyete ve mevzuata uygun olduÄŸu gerekçesiyle, dava konusu kararın 2. ve 3. maddelerine yönelik olarak yürütmenin durdurulması isteminin  kabulüne, 6. maddesine yönelik yürütmenin durdurulması isteminin ise reddine  karar verilmiÅŸtir.

                Davalı idare, anılan kararın yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne ilişkin kısmına, davacı ise kararın yürütmenin durdurulması isteminin reddine yönelik kısmına itiraz etmektedirler.

                2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle birlikte 1981 yılında uygulanan ilk sistemde adayların yükseköğretim kurumlarına yerleÅŸtirme puanları ÖSS sınavı puanı, ÖYS sınavı puanı ve orta öğretim baÅŸarı puanından oluÅŸmakta iken 2547 sayılı Yasa’nın 45. maddesinde 17.8.1983 tarihli ve 2880 sayılı Yasa’nın 26. maddesiyle yapılan deÄŸiÅŸiklikle meslek lisesi mezunlarına alanları ile ilgili yükseköğretim kurumlarını tercih etmeleri halinde ek puan verilmesi uygulaması getirilmiÅŸtir.

                Yükseköğretim Kurulu’nun 30.7.1998 günlü, 98.8.90 sayılı kararı ile 1999 yılından itibaren baÅŸlatılan uygulama ile tek aÅŸamalı sınav ve sözel, sayısal ve eÅŸit ağırlıklı ortaöğretim baÅŸarı puanlarının hesaplanmasında farklı katsayı uygulaması baÅŸlatılmıştır. Bunun sonucu olarak sınav sonuçlarının deÄŸerlendirilmesinde adayların ortaöğretimdeki baÅŸarıları dikkate alınmış, Yükseköğretim Kurulu’nun uygun göreceÄŸi ilkeler çerçevesinde ortaöğretim baÅŸarı puanı, ek puan olarak giriÅŸ sınav puanına eklenmiÅŸtir.

                Ortaöğretim başarı puanının hesaplanmasında ortaöğretimdeki alanlarla ilgili yükseköğretim programlarına yerleştirme yapılırken daha yüksek katsayı uygulanmıştır. Ayrıca mesleki ve teknik ortaöğretimi sürdürmek için bir mesleğe yönelik program uygulayan liseleri bitirenlere aynı alandaki yükseköğrenimi seçmeleri halinde ek puan uygulaması getirilmiştir.

                Milli EÄŸitim Temel Yasası’nın amacı, ortaöğretim kurumlarından mezun olanların öğrenim gördükleri meslek ya da alanda yükseköğrenim görmelerinin saÄŸlanması olup, bu amaç da 2547 sayılı Yasa’daki kurallarla gerçekleÅŸtirilmeye çalışılmaktadır. Yasanın bu amacına uygun olarak öğrencilerin meslekleri ya da alanları dışında eÄŸitim görmek istemeleri halinde üniversite puanlarının hesaplanmasında daha düşük bir katsayı, tersine durumda ise daha yüksek katsayı uygulanmasına 1999 yılından itibaren baÅŸlanılmış ve o tarihten itibaren de uygulama sürdürülmüştür.

                Böylece, Ağırlıklı Ortaöğretim BaÅŸarı Puanlarının (AOBP); adayların kendi lise alanlarında bir yükseköğretim programına yerleÅŸtirilirken 0,5 , kendi alanları dışında bir yükseköğretim programına yerleÅŸtirilirken 0,2 katsayı ile çarpımı esası getirilmiÅŸ, bu katsayılar 2003 yılından itibaren aradaki fark geniÅŸletilerek 0,8 – 0,3 olarak uygulanmıştır. Ayrıca bir mesleÄŸe yönelik program uygulayan ortaöğretim kurumlarından mezun olanların alanlarında bir yükseköğretime yerleÅŸtirilirken, 0,24 katsayısının çarpılması sonucu bulunan puanın ek puan olarak uygulanması esası getirilmiÅŸtir.

                Yükseköğretim Kurulu’nun bu kararlarıyla ilgili uygulamalarına karşı açılan davalarda, Danıştay Sekizinci Dairesince  verilen ret kararları Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca da onanmıştır. Böylece, farklı katsayı uygulamasında hukukun temel ilkelerine, Anayasa ve ilgili Yasalara aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

                Yüksek Öğretim Genel Kurulu’nun  farklı katsayı uygulamasını kaldırarak katsayıyı eÅŸitleyen 21.7.2009 günlü, 1266 sayılı kararına karşı açılan davalarda ise Danıştay Sekizinci Dairesi’nce; oluÅŸan hukuki durum doÄŸrultusunda deÄŸerlendirme yapılarak farklı katsayı uygulaması konusunda yargı kararlarıyla istikrar kazanmış bir sistemin yerleÅŸmiÅŸ olduÄŸu ve bu kararlardan sonra mevzuatımızda bu kararın aksine yapılmış yasal bir düzenleme bulunmadığı, yargı kararlarında yapılan hukuki deÄŸerlendirmelerin bugün için de geçerliliÄŸini sürdürdüğü belirtilerek, anılan düzenleme ile getirilen katsayı farkının kaldırılmasına iliÅŸkin kuralın yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiÅŸtir.

                Ayrıca, İdari Dava Daireleri Kuruluna yapılan itiraz üzerine verilen kararda; idarenin farklı katsayı belirlemesine yönelik olarak yapacağı düzenlemede belirleyeceği katsayının ölçülülük ilkesi dikkate alınarak eğitim sisteminin yönlendirme esası gereği örgütleniş biçimindeki bütünlüğü bozmaması, alan/bölüm, mesleki eğitim, genel lise eğitimi gibi ayrımları ve yargı kararlarını geçersiz kılacak nitelikte olmaması gerektiği de vurgulanmıştır.

                Dolayısıyla, farklı katsayı uygulamasını öngören düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığına ve farklı katsayı uygulamasını fiilen kaldıracak idari düzenlemelerin yargı kararlarına aykırılık oluşturacağına, Anayasanın 138. ve 2577 sayılı Yasanın 28. maddesi gereğince idarenin yargı kararlarına uymak zorunda olduğu gibi, bu kararların sonuçlarının değiştirilemeyeceğine, belirtilen yargı kararlarında işaret edilmiştir.

                Dava konusu düzenlemenin 2. maddesi ile, Yükseköğretime GeçiÅŸ Sınavı (YGS) puanları ile yerleÅŸtirme yapılan programlar ile Lisans YerleÅŸtirme Sınavı (LYS) puanları esas alınarak yerleÅŸtirme yapılan programlarla ilgili Ağırlıklı Ortaöğretim BaÅŸarı Puanı (AOBP)’nın adayın kendi alanında bir program tercih etmesi halinde 0,15, alanı dışında bir program tercih etmesi halinde ise 0,13 katsayı ile çarpılması ile ortaya çıkan sayının sınav sonucuna eklenmesi suretiyle bu aÅŸamadaki yerleÅŸtirmeye esas olacak puanının belirleneceÄŸi, düzenlemenin 3. maddesi ile de adaylardan öğretmen lisesi ve meslek lisesi mezunu olanların sınavsız kayıt hakkı olanlar dışında, kendi alanlarındaki programları tercih etmeleri halinde ilgili ağırlıklı ortaöğretim baÅŸarı puanlarının 0,05 ile çarpımı sonucunda bulunan puanın 2. maddeye göre hesaplanan toplam puana ayrıca ekleneceÄŸi öngörülmüştür.

                Böylece bir önceki, yani 21.7.2009 günlü Yükseköğretim Genel Kurulu Kararı hakkında verilen yürütmenin durdurulması kararı ile alan içi, alan dışı tercihte farklı katsayı uygulamasının kaldırılamayacağının ortaya konulması üzerine dava konusu karar ile yeni bir düzenleme getirilmiş ve adayların mezun olduğu alan/bölüm ile ilgili olan  veya bu alan/bölüm ile ilgili olmayan tercihlerde uygulanacak katsayı farkı 0,02 olarak belirlenmiştir.

                Öncelikle Yükseköğretim Genel Kurulu’nun 21.7.2009 günlü kararının, Danıştay Sekizinci Dairesi’nin 20.11.2009 günlü, E:2009/6890 sayılı kararı ile yürütmesinin durdurulması ve bu karara  karşı yapılan itirazın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nca  reddi üzerine,  bu konuda hukuki boÅŸluk doÄŸup doÄŸmadığı, baÅŸka bir anlatımla söz konusu kararlar üzerine 21.7.2009 günlü karardan önceki hukuksal duruma kendiliÄŸinden dönülüp dönülmeyeceÄŸi üzerinde durulması gerekmektedir.

                Bir düzenleyici işlemin yargı yerlerince yürütmesinin durdurulması veya iptali durumunda, iptal edilen ya da yürütmesi durdurulan karardan önceki kararın kendiliğinden  yürürlüğe girmeyeceği, hukuki bir boşluğun doğması nedeniyle bu konuda idarenin yeniden bir karar alması gerektiği bilinen bir idare hukuku ilkesidir. Dolayısıyla katsayı farkını kaldıran 21.7.2009 günlü düzenlemenin yürütülmesinin durdurulması üzerine alan dışı tercihlerde 0,3 alan içi tercihlerde 0,8 katsayı uygulanmasına dair karar kendiliğinden yürürlüğe girmeyeceğinden idarenin bu konuda yeniden bir düzenleme yapabileceği kuşkusuzdur.

                Ancak, bir yargı kararı üzerine ortaya çıkan hukuki boşluğun doldurulması için idarece yapılacak yeni düzenlemede yargı kararında yer alan ve  hükme esas olan gerekçelerin dikkate alınması gerekir.

                Katsayı farkının kaldırılmasına iliÅŸkin 21.7.2009 günlü düzenlemeye karşı açılan davada; Danıştay Sekizinci Dairesi’nce verilen yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne iliÅŸkin karara davalı idarenin itirazının reddine dair Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 10.12.2009 günlü, YD. İtiraz No:2009/1005 sayılı kararında; 1998 yılında alınan ve Yükseköğretim Kurulu’nun Danıştayca hukuka uygun bulunan kararından sonra mevzuatımızda bu kararın aksine yapılmış bir yasal düzenlemenin bulunmadığı, bir baÅŸka anlatımla, 1998 yılı Yükseköğretim Kurulu kararı ile ilgili davalarda gerek Danıştay Sekizinci Dairesi gerekse İdari Dava Daireleri Genel Kurulu tarafından verilen kararlarda yapılan hukuki deÄŸerlendirmelerin bugün için de geçerliliÄŸini sürdürdüğü ve adayların mezun olduÄŸu alan/bölüm dışında programları tercih etmeleri halinde farklı katsayı uygulanmasında ulusal hukuka ve Avrupa İnsan Hakları SözleÅŸmesine aykırılık bulunmadığı belirtildikten sonra, idarenin bu konuda yapacağı düzenlemelerde ölçülülük ilkesini dikkate  alması gerektiÄŸi, bu ilke dikkate alınarak  belirlenecek katsayının eÄŸitim sisteminin örgütleniÅŸ biçimindeki bütünlüğü bozmaması, alan/bölüm, mesleki eÄŸitim, genel lise eÄŸitimi gibi ayrımları ve yargı kararlarını geçersiz kılacak nitelikte olmaması gerektiÄŸi vurgulanmıştır.

                Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun anılan kararının gerekçesi karşısında, dava konusu düzenlemelerin bu karara ve gerekçesine uygun olup olmadığı, yeni düzenleme ile getirilen katsayı farkının ölçülülük ilkesine, eÄŸitimin örgütleniÅŸ biçimindeki bütünlüğe uygun olup olmadığı, alan/bölüm, mesleki eÄŸitim ve genel lise eÄŸitimi gibi ayrımları dikkate alıp almadığının tespiti önem kazanmaktadır.

                Davalı idarenin savunmasından ve itiraz dilekçesinde verdiÄŸi örneklerden, dava konusu düzenlemeyle getirilen katsayı farkının 100 – 500  standart puanlar arasında belirlenen düzenlemede adayların alan içi ve alan dışı tercihleri arasında en fazla 10  , en az 2 puanlık bir fark oluÅŸturacağı görülmektedir.

                Esasında dava konusu düzenlemenin 2. maddesi ile getirilen katsayı farkının yargı kararlarını tam anlamıyla karşılamadığının ve ölçülülük ilkesine uygun olmadığının davalı idare tarafından da zımnen kabul edildiği savunmasından anlaşılmaktadır.

                Davalı idare savunmasında, bu katsayı oranlarını savunmak için alan/bölüm ayrımında tek  ölçünün katsayı olmadığını, her bir alanda bir çok alt puan türü oluşturulduğunu ve ortaöğretimde tüm sınıflarda görülen derslerin olabildiğince sınava yansıtılmaya çalışıldığını ve her puan türünde farklı ağırlıklı  soru sayıları ile alan/bölüm ayrımının bu yöntemle daha etkin korunacağını belirtmek suretiyle, bir anlamda katsayı farkının yargı kararı ile ortaya konulan gerekçelere aykırı olduğu gerçeğini bu şekilde izah etmeye, kanıtlamaya çalıştığı görülmektedir.

                Ancak, davalı idarenin bu savları hukuken geçerli bilimsel verilere dayanmadığı gibi, 0,15 – 0,13 katsayı oranının önceki yargı kararları ile ortaya konulan alan/bölüm yönlendirmesi amacını saÄŸlamaya yönelik ve etkili olduÄŸu da hukuken geçerli bilgi ve belgelere dayanılarak kanıtlanamamaktadır.

                DiÄŸer taraftan, önceki sınav sistemine göre ortaöğretim baÅŸarı puanlarının çarpanlarını oluÅŸturan ve 50 – 100 standart puanlar arasında belirlenen durumlarda uygulanan 0,8  – 0,3 katsayı oranlarının yeni sınav sistemine göre 100 – 500 standart puanlar arasında belirlenen düzlemde aynı oranlarla uygulanma kabiliyetinin bulunmadığı kuÅŸkusuz ise de, idarenin yeni sisteme göre bir katsayı oranı belirlerken geçmiÅŸ uygulamaları da dikkate alması ve yargı kararları ile ortaya konulan ilke ve esasları da gözetmesi gerekmektedir.

                Sonuçta, dava konusu düzenlemenin 2. maddesindeki  düzenleme ile ölçülülük ilkesine uygun olarak bir katsayı belirlemesi yapılmadığı, 0,02 puanlık katsayı farkının yargı kararlarını biçimsel olarak uygulamaya yönelik ve sembolik nitelikte olduğu ve bu haliyle eğitim sisteminin örgütleniş biçimini bozabilecek nitelikte olduğu sonucuna varıldığından, dava konusu düzenlemenin 2. maddesinde amaç yönünden hukuka uyarlık görülmemiştir.

                DiÄŸer taraftan; Daire kararında, dava konusu düzenlemenin 3. maddesi ile ilgili olarak, bir mesleÄŸe yönelik program uygulayan ortaöğretim mezunlarının aynı alanda bir yükseköğretim programına yerleÅŸtirilmesinde daha önce 0,24 olarak belirlenmiÅŸ olan katsayının 0,08 olarak deÄŸiÅŸtirilmesine iliÅŸkin Yükseköğretim Genel Kurulunun 22.06.2005 gün ve 7 sayılı kararına karşı açılan davalarda; bu iÅŸlemin iptali yolunda Dairelerince  verilen  kararların  İdari  Dava  Daireleri Kurulunca   onandığı,   böylece bir mesleÄŸe yönelik program uygulayan ortaöğretim mezunlarının aynı alanda bir yükseköğretim programına yerleÅŸtirilmesinde puanlarının daha yüksek katsayı ile çarpılması esasının kaldırılmasına iliÅŸkin dava konusu iÅŸlemde hukuka uyarlık bulunmadığının yargı kararları ile belirlenmiÅŸ olduÄŸu, davalı idarenin aldığı karara gerekçe olarak mesleki eÄŸitimi özendirmeyi amaçladığını ileri sürmesine karşın, mesleki eÄŸitim görenlerin kendi alanlarıyla ilgili bir yükseköğretimi tercih etmeleri halinde uygulanacak olan 0,24 ek katsayıyı 21.7.2009 gün ve 1266 sayılı kararı ile 0,06′ya düşürmüş olmasının hukuken kabul edilebilir bir gerekçeye dayanmadığı hususlarının davacının 21.7.2009 günlü, 1266 sayılı Yükseköğretim Genel Kurulu kararına karşı açtığı davada Dairelerince verilen   12.1.2010 günlü, E:2009/8626 sayılı kararda vurgulandığı, dava konusu karar ile söz konusu katsayının bu kez 0,05 olarak belirlenmesinin de aynı gerekçelerle hukuken kabul edilebilir bulunmadığı gerekçesiyle anılan 3. maddenin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiÅŸ olup, bu karar ve gerekçesi hukuka uygun olmakla beraber, bu maddede ki puanlama sisteminin dava konusu düzenlemenin 2. maddesine dayandırılmış olması ve anılan 2. maddenin hukuka aykırılığı saptanarak yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmesi nedeniyle 2. maddenin yeniden düzenlenmesi ile birlikte buna baÄŸlı olarak 3. maddenin de yeniden düzenlemesi gerekeceÄŸi tabiidir.

                Davacının, dava konusu düzenlemenin 6. maddesi yönünden Dairece verilen yürütmenin durdurulması isteminin reddine ilişkin karara yönelik  itirazına gelince;

                Dava konusu düzenlemenin 6. maddesinde, Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS)   sonucu oluşan her puan türünde Türkiye genelinde ilk bin kişi arasına giren adayların yerleştirme puanı hesaplanırken, Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanının tercih edecekleri bütün programlar için, alan içi katsayı değerinin (0,15) kullanılacağı kuralına yer verilmiştir.

                2547 sayılı Yükseköğretim Yasası’nın 45. maddesinde, yükseköğretim kurumlarına giriÅŸte öğrencilerin ortaöğretimdeki baÅŸarı durumlarının sınav sonucuna nasıl yansıtılacağı belirlenmiÅŸtir. Anılan Yasa maddesinin (a) bendinde, ortaöğretim kurumlarını birincilikle bitiren adayların kendileri için yükseköğretim kurumlarında ayrılacak kontenjanlara, tercih ve puanları gözönünde bulundurularak yerleÅŸtirilecekleri; (b) bendinde, belli sanat dallarında üstün kabiliyetli oluduÄŸu tespit edilen öğrencilerin, ilgili dalda eÄŸitim yapmak kaydıyla Yükseköğretim Kurulunca düzenlenen esaslar içerisinde belirlenecek özel yöntemlerle  yükseköğretim kurumlarına  alınabilecekleri; (d)  bendinde, TÜBİTAK  tarafından tespit edilen uluslararası bilimsel yarışmalarda ödül kazananların, ödül kazandıkları alanda ÖSYM ile TÜBİTAK tarafından müştereken belirlenecek yükseköğretim kurumlarından seçtiklerine sınavsız girebilecekleri; (e) bendinde de, mesleki ve teknik orta öğretim kurumlarından mezun olan öğrencilerin istedikleri takdirde bitirdikleri programların devamı niteliÄŸinde veya buna en yakın  programların uygulandığı, öncelikle kendi mesleki ve teknik eÄŸitim bölgesi içinde yeralan veya bölgesi dışındaki meslek yüksek okullarına sınavsız olarak yerleÅŸtirilebilecekleri belirtilmiÅŸtir.

                Buna göre, öğrencilerin ortaöğretimdeki baÅŸarı durumlarının sınav sonucuna ya da yükseköğretim kurumuna yerleÅŸtirme iÅŸlemine nasıl yansıtılacağı belirlenmiÅŸ olup, sınav sunucunda belli bir baÅŸarı düzeyine eriÅŸenlere yönelik herhangi bir kural ve istisnaya Yasa’da yer verilmemiÅŸtir.

                Öte yandan, bu uygulama mesleki eğitim, genel lise eğitimi, alan/bölüm gibi ayrımlardan hareketle farklı katsayı uygulamasının gerekliliğine işaret eden yargı kararlarına ve eşitlik kuralına  da aykırılık oluşturmaktadır.

                Ayrıca, Yükseköğretime Geçiş Sınavı ve Lisans Yerleştirme Sınavında bir çok puan türünün bulunduğu ve her puan türünde ilk bine giren öğrenci sayısının bu kuraldan yararlanabileceği gözönüne alındığında, bu uygulamanın mevcut haliyle dava konusu düzenlemenin 6. maddesinde belirtilenden daha fazla sayıda adayı kapsayacağı açıktır. Kaldı ki, puan türü artırıldığı takdirde buna bağlı olarak  uygulamanın kapsamının daha da genişleyebileceği anlaşılmakta,  dolayısıyla kesin sınırları bulunmayan ve ileriye dönük olarak kapsamı genişletilebilecek nitelikte bir düzenleme getirildiği görülmektedir.

                Bu itibarla, dava konusu düzenlemenin 6. maddesinde de hukuka uyarlık görülmemiştir.

                Açıklanan nedenlerle, Danıştay Sekizinci Dairesi’nce verilen 27.1.2010 günlü,  E:2010/1 sayılı kararın, dava konusu düzenlemenin 2. ve 3. maddelerinin yürütülmesinin durdurulmasına iliÅŸkin kısmına yönelik davalı idare itirazının REDDİNE;  anılan kararın dava konusu düzenlemenin 6. maddesine yönelik yürütmenin durdurulması isteminin reddine  iliÅŸkin kısmına yönelik davacı itirazının KABULÜNE ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun deÄŸiÅŸik 27. maddesi uyarınca dava konusu düzenlemenin 6. maddesinin yürütülmesinin durdurulmasına; 2577 sayılı Yasa’nın 27/4. maddesi gereÄŸince davalı Yükseköğretim Kurulu BaÅŸkanlığına tebligatın memur eliyle yapılmasına, 18.2.2010 gününde dava konusu Yükseköğretim Genel Kurulu Kararının 2. ve 6. maddeleri yönünden oyçokluÄŸu, 3. maddesi yönünden ise oybirliÄŸi ile  karar verildi. 

 

K A R Ş I    O Y

                X- 4.11.1981 günlü, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle uygulanan ilk sistemde adayların yükseköğretim kurumlarına yerleÅŸtirme puanları ÖSS sınavı puanı, ÖYS sınav puanı ve ortaöğretim baÅŸarı puanı esas alınarak hesaplanmış ve adayların ortaöğretim baÅŸarı puanlarına aynı katsayı uygulanmıştır.

                2547 sayılı Yasa’nın 45. maddesiyle yapılan deÄŸiÅŸiklikle meslek lisesi mezunlarına alanları ile ilgili yükseköğretim kurumlarını tercih etmeleri halinde ek puan verilmesi uygulaması getirilmiÅŸ, ortaöğretim baÅŸarı puanının yükseköğretim puanına belli oranda etkili olması yönündeki  önceki uygulama ise devam ettirilmiÅŸtir.

                Yükseköğretim Kurulu’nun 30.7.1998  günlü, 98.8.90 sayılı kararıyla tek aÅŸamalı sınav uygulamasına geçilmiÅŸtir. Yine aynı kararla sözel, sayısal  ve eÅŸit ağırlıklı ortaöğretim baÅŸarı puanlarının hesaplanmasında farklı katsayı uygulamasına baÅŸlanmıştır.

                Bunun sonucu olarak sınav sonuçlarının deÄŸerlendirilmesinde adayların ortaöğretimdeki baÅŸarıları dikkate alınmış,  Yükseköğretim Kurulu’nun uygun göreceÄŸi ilkeler çerçevesinde hesaplanacak ortaöğretim baÅŸarı puanı  ek puan olarak giriÅŸ sınav puanına eklenmiÅŸtir.

                Ortaöğretim başarı puanının hesaplanmasında adayların ortaöğretimdeki alanlarıyla ilgili  yükseköğretim programlarına yerleştirme yapılırken daha yüksek (0,5), tersine durumda yani ortaöğretimdeki alanlarının dışında programlara yerleştirme yapılırken daha düşük (0,2) katsayı uygulanmıştır. Ayrıca, mesleki ve teknik ortaöğretimi özendirmek için bir mesleğe yönelik program uygulayan liseleri bitirenlere, aynı alandaki yükseköğretimi seçmeleri durumunda ek puan (0,24 katsayının Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı puanı ile çarpılması ile elde edilen puan) uygulaması getirilmiştir.

                Yükseköğretim Kurulu’nun deÄŸinilen kararına karşı açılan davalarda Danıştay Sekizinci Dairesi’nce davanın reddi yolunda verilen kararlar, Danıştay İdari Dava Daireleri  Kurulu’nca onanmıştır.

                Ayrıca, iç hukuk yollarının tüketilmesinden sonra, anılan kararın eÄŸitim hakkını ihlal ettiÄŸi ve ayrımcılığa yol açtığı ileri sürülerek  Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne baÅŸvurulmuÅŸ, ancak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 12.5.2009 günlü kısmi kabul edilebilirlik  kararı ile, meslek lisesi mezunlarına  yükseköğretime giriÅŸte meslekleri ile ilgili programlar dışında farklı bir alanda tercihte bulunmaları halinde farklı katsayı uygulanmasının eÄŸitim haklarını ihlal etmediÄŸine, ayrımcılığa yol açmadığına ve bu uygulamanın Avrupa İnsan Hakları SözleÅŸmesine aykırı olmadığına karar verilerek, baÅŸvuranların bu yöndeki baÅŸvuruları kabul edilemez bulunmuÅŸtur. (T. Akat, S. Kaynar – Türkiye davası)

                Bu arada Yükseköğretim Kurulu’nun aldığı kararla 2003 yılında katsayı oranları deÄŸiÅŸtirilmiÅŸ,  daha önce alan içi tercihlerde uygulanan 0,5 katsayı 0,8′e, alan dışı tercihlerde uygulanan katsayı ise 0,2′den 0,3′e çıkarılmıştır. Yükseköğretim Kurulu’nun bu kararına karşı açılan davaların reddi yolundaki kararlar da, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nca onanmıştır.

                Daha sonra, 2547 sayılı Yasa’nın 45. maddesinin (a) bendinde deÄŸiÅŸiklik yapılmak suretiyle meslek lisesi mezunlarına alanları dışında yükseköğretim kurumlarını tercih etmeleri halinde farklı katsayı uygulamasının kaldırılması amaçlanmış, meslek lisesi mezunlarının ve genel liselerin tabi olacağı aynı orandaki katsayılar yasa metnine konulmuÅŸ,  ancak buna iliÅŸkin 4.5.2004 tarihli ve 5171 sayılı Kanunun CumhurbaÅŸkanı tarafından onaylanmayarak TBMM’ye iade edilmesi üzerine anılan düzenleme yasalaÅŸmamıştır.

                Yükseköğretim Genel Kurulu’nun 22.6.2005 günlü kararı ile bir mesleÄŸe yönelik program uygulayan ortaöğretim mezunlarının aynı alanda bir yükseköğretim programına yerleÅŸtirilmesinde ortaöğretim baÅŸarı puanlarının çarpılarak yerleÅŸtirme puanlarına eklenmesinde kullanılan katsayının 0,24 yerine 0,08 olarak belirlenmesine karar verilmiÅŸ, ancak bu karara karşı açılan davalarda, Danıştay Sekizinci Dairesi’nce anılan düzenlemenin iptaline dair verilen kararlar da, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nca onanmıştır.

                2006 yılında da alan farklılaştırılmasına gidilmiş ve alan bilgisinin daha sağlıklı ölçülebilmesi amacıyla dört olan alan sayısı yediye çıkarılmıştır.

                Yükseköğretime giriÅŸ sınavlarında adayların ortaöğretim kurumlarından mezun oldukları alan/bölüm dikkate alınarak, farklı alan/bölüm tercihlerinde daha düşük,  mezun oldukları alan/bölümle ilgili programları tercih ettiklerinde ise daha yüksek katsayı uygulanmasını içeren sistem 1999 yılından baÅŸlayarak 2009 yılına kadar belirtilen aÅŸamalardan geçerek Yükseköğretim Genel Kurulu’nun 21.7.2009 tarihli kararına kadar on yıl boyunca uygulanmış; ancak, anılan kararla alan/bölüm farklılığına dayanan katsayı uygulamasına son verilerek, katsayı farkı eÅŸitlenmiÅŸtir.  Bu karara  karşı açılan davada Danıştay Sekizinci Dairesi’nce katsayı farkının eÅŸitlenmesine iliÅŸkin kararın, Milli EÄŸitim Temel Kanunu’nda ve 2547 sayılı Kanunda yer alan yükseköğretime yönlendirme ve  mesleki – teknik eÄŸitimin özendirilmesi ile ilgili temel prensiplere ve hukuka aykırı olduÄŸu gerekçesiyle yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmiÅŸ, davalı idarenin  bu karara itirazı ise  Danıştay İdari Dava  Daireleri Kurulu’nca reddedilmiÅŸtir.

                Yükseköğretim Genel Kurulu’nun 21.7.2009 günlü kararının yürütmesinin durdurulmasına iliÅŸkin Sekizinci Daire kararına itirazın reddine dair Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 10.12.2009 günlü, E:2009/1005 sayılı  kararında; mesleki – teknik liselerden mezun olan kiÅŸilerin üniversiteye girebilmelerinin de  yasanın bir gereÄŸi olduÄŸu, mesleki – teknik lise mezunlarına, genel lise mezunlarıyla girdikleri sınavda farklı katsayı  uygulanması hukuka uygun ise de, bu farklılığın ölçülü (idari iÅŸlemden beklenen amaç ile kullanılan araç arasında adil bir denge) olması ve idarenin bu konuda yapacağı düzenlemede ölçülülük ilkesini dikkate alması gerektiÄŸi, ölçülülük ilkesi dikkate alınarak belirlenecek olan katsayının, eÄŸitim sisteminin örgütleniÅŸ biçimindeki bütünlüğü bozmaması, alan/bölüm, mesleki eÄŸitim, genel lise eÄŸitimi gibi ayrımları ve yargı kararlarını geçersiz kılacak nitelikte olmaması gerektiÄŸi belirtilerek, bu deÄŸerlendirmelerin sonucunda katsayıyı eÅŸitleyen (katsayı farkını kaldıran) düzenlemenin hukuka uygun olmadığına karar verilmiÅŸtir.

                Danıştay Sekizinci Dairesi’nin katsayı farkını kaldıran düzenlemenin yürütmesini durdurması ve  bu karara karşı yapılan itirazın Kurulumuzda reddedilmesi üzerine dava konusu düzenleme getirilmiÅŸtir.

                Davalı idare, dava konusu düzenlemenin yargı kararı  ile ortaya çıkan hukuki boşluğun doldurulması amacıyla getirildiğini öne sürmüştür. Bu nedenle düzenlemenin yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmesi üzerine eski düzenlemenin kendiliğinden yürürlüğe girip girmeyeceği, dolayısıyla bu konuda yeniden bir düzenleme yapılmasını gerektirecek hukuki boşluk olup olmadığının açıklığa kavuşturulması gerekir.

                Düzenleyici bir işlemi yürürlükten kaldıran düzenleme hakkında verilen iptal ya da yürütmenin durdurulması kararı, önceki düzenlemenin kendiliğinden yürürlüğe girmesi sonucunu doğurmaz. İdare, eski düzenlemeyi aynen veya kimi maddelerini değiştirerek yürürlüğe koymak ya da tümüyle yeni bir düzenleme hazırlamak konusunda takdir yetkisine sahiptir.

                Bu açıklamalar ışığında, Yükseköğretim Genel Kurulu’nun  katsayı farkının kaldırılmasına iliÅŸkin 21.7.2009 günlü kararının yargı kararı ile yürütülmesinin durdurulması üzerine, bu konuda hukuki bir boÅŸluk doÄŸduÄŸu ve idarenin yeni bir düzenleme yapabileceÄŸi sonucuna ulaşılmıştır.

                Dava konusu düzenlemenin 2. maddesi ile adayların ortaöğretim kurumlarından  mezun oldukları alan/bölüm ile ilgili yükseköğretim programlarını tercih etmeleri halinde Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanının 0,15 katsayı ile, alan/bölüm dışında programları tercih etmeleri durumunda ise 0,13 katsayı ile çarpılması öngörülmekte, böylece alan içi alan dışı tercihlerde katsayı farkı 0,02 olarak belirlenmektedir.

                Davalı idare savunmasında ve itiraz dilekçesinde; 1998 – 2010 yılları arasında uygulanan üniversiteye giriÅŸ sisteminin, tek aÅŸamalı yapılan ve bilgi yerine ağırlıklı olarak yetenek ölçümünü esas alan, baÅŸarı sınırlamasının belirlenmesinde  sınavda elde edilen gerçek baÅŸarı yerine ağırlıklı orta öğretim baÅŸarı puanını belirleyici bir araç olarak kullanan, katsayı farklılışması yoluyla sınavda ölçülemeyen ortaöğretim performansını katsayı yoluyla sınav puanına yansıtma hedefi taşıyan seçimin alan içinde yapılmasını önceleyen ve alan dışı tercihi imkansız kılan bir sistem olduÄŸunu, on yılı aÅŸkın uygulama sonuçlarının, bu sistemin birçok açıdan sakıncalı ve amaçla uyumlu olmadığını ortaya çıkardığını, üniversiteye giriÅŸ sisteminin deÄŸiÅŸtirilmesi gerekliliÄŸinin ortaya çıkması üzerine Yükseköğretim Kurulu’nun  beÅŸ üyesi ve ÖSYM BaÅŸkanlığından oluÅŸan bir çalışma grubu oluÅŸturulduÄŸunu, bu komisyon tarafından üniversiteler baÅŸta olmak  üzere ilgili tüm tarafların  görüşleri de alınarak hazırlanan raporun 29.1.2009  tarihinde YÖK Genel Kurulu’nda  görüşülerek karar altına alındığını, bu çalışmaların sonucunda Yükseköğretim Genel Kurulu’nun  21.7.2009 tarihinde aldığı kararla yeni bir sınav sisteminin öngörüldüğünü, 21.7.2009 günlü YÖK Genel Kurulu kararı ile getiren yeni sistemde,  çoklu sınav ve çoklu soruyu esas alan bir ölçme yönteminin belirlendiÄŸini, önceki sistemde % 38 olan alan bilgisinin ağırlığının % 60′a çıkartılmak suretiyle lise müfredatında alınan bilginin, doÄŸrudan ölçülmesi ve sınav sonucuna yansıtılmasının saÄŸlandığını, ayrıca, katsayı farklılaÅŸtırılması yerine alan sorularının puan deÄŸeri yüksek tutularak hem alan içi tercihin teÅŸvik edildiÄŸini, hem de öğrencilerin gerçek baÅŸarısını esas alan bir ölçme ve deÄŸerlendirme yöntemine göre adayların yükseköğrenime yerleÅŸmelerinin saÄŸlandığını, alan dışında tercihte bulunan  adayların yeterli donanıma sahip olup olmadıkları, yeni sınav sisteminde soruların sayısının artırılması ve  puanlama ağırlıklarının alanlara göre farklılaÅŸtırılması yoluyla ölçülebilir nitelik taşıdığından mezuniyet sonrası ortaöğretimde mezun olduÄŸu alanın dışında bir alanda yükseköğretime devam etmek isteyenlerin karşılaÅŸacağı zorluÄŸun “ölçülülük” ilkesine aykırı olmamasının saÄŸlanmaya çalışıldığını, Danıştay Sekizinci Dairesi’nin istikrar kazandığını iÅŸaret ettiÄŸi katsayı oranının (0,8-0,3) yönlendirme amacının sınav, soru ve deÄŸerlendirme türleri ile gerçekleÅŸtirildiÄŸi bir modelde, eski biçimiyle  devam ettirilmesinin imkansız olduÄŸunu, dolayısıyla yeni sistemde alan/bölüm yönlendirmesinin tek aracının katsayı olmadığını, bu yüzden katsayının anlamının ve iÅŸlevinin, yeni sistemin diÄŸer unsurları ile birlikte deÄŸerlendirilmesi gerektiÄŸini öne sürmüştür.

                Yukarıda açıklandığı üzere, katsayı farkı uygulamasının alan/bölüm yönlendirmesinde kullanılan bir araç olduğu, bu nedenle katsayı farkı getirilmesinin hukuka aykırı olmadığı kesinleşen yargı kararları ile ortaya konulmuş, 21.7.2009 günlü Yükseköğretim Kurulu Genel Kurulu kararı ile getirilen yeni sınav sistemiyle birlikte katsayı farkının eşitlenmesi üzerine açılan davada ise katsayı farkının kaldırılmasının hukuka aykırı olduğu saptanarak yürütülmesi durdurulmuş ve bu karara karşı yapılan itiraz da reddedilmiştir.

                Bu nedenle, gelinen noktada 21.7.2009 tarihli kararla getirilen yeni sınav sisteminde de yükseköğretime giriş sınavında alan içi ve alan dışı tercihlerde katsayı farkının bulunması gerekliliği  tartışmasızdır.

                 Dava konusu kararla getirilen katsayı oranlarının hukuka uygunluğunun irdelenmesine gelince;

                Öncelikle katsayı farkının kaldırılmasına iliÅŸkin bir önceki düzenlemenin yürütülmesinin durdurulması üzerine dava konusu düzenleme ile alan dışı tercihlerde farklı ve daha az, alan içi tercihlerde ise daha fazla bir katsayı uygulanması öngörülerek katsayı farkının bulunması noktasında yargı kararının uygulandığı görülmektedir. DiÄŸer taraftan, dava konusu düzenleme ile belirlenen katsayı oranlarının Milli EÄŸitim Temel Yasası’nın amacına,  yargı kararları ile ortaya konulan ilkelere uygun olup olmadığının, yeni getirilen sınav sisteminin bütünlüğü içinde ve sistemin katsayı dışındaki özelliklerinin  de dikkate alması suretiyle deÄŸerlendirilmesi  gerekmektedir.

                21.7.2009 günlü Yükseköğretim Genel Kurulu kararı ile getirilen iki aşamalı ve bir çok puan türünden oluşan sınav sistemine karşı açılmış bir dava, dolayısıyla bu yeni sisteme yönelik verilmiş bir yargı kararı bulunmamaktadır. Bu nedenle 21.7.2009 günlü kararla getirilen yeni sınav sistemi halen yürürlükte bulunmaktadır.

                21.7.2009 tarihli karardan önce uygulanan sınav sisteminde, katsayı oranları ortaöğretim başarı puanlarının 50-100 standart puanları arasında belirlendiği bir düzlemde işlem görürken, anılan kararla getirilen yeni sistemde standart puan aralıklarının 100-500 aralığı olarak belirlenmiş olması nedeniyle artık bu yeni sistemde 0,8-0,3 katsayı oranlarının uygulanma kabiliyeti kalmamıştır.

                Yükseköğretime girişte ortaöğretim başarı puanının esas alınması gerektiği, katsayı uygulamasının da bu amaçla getirilmiş olduğu kuşkusuzdur. Katsayı farkının olması gerektiği, katsayının eşitlenemeyeceği de önceki yargı kararları ile ortaya konulmuştur. Ayrıca, 4.5.2004 tarihli 5171 sayılı Kanunun Cumhurbaşkanınca onaylanmayarak tekrar görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisine iade gerekçelerinin arasında, katsayı oranlarının yasa ile belirlenmemesi gerektiği, alan/bölüm yönlendirmesinde bir araç olarak kullanılan katsayı oranlarının ihtiyaca göre bu konuda yetkili olan Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenmesi gerektiği görüşüne de yer verildiği görülmektedir.

                Dolayısıyla, alan/bölüm yönlendirmesinde kullanılan bir araç olan katsayı farkının  olması zorunlu ise de,  bu fark aşılamayacak oranda olmamalıdır. Başka bir anlatımla katsayı farkı adayların mezun olduğu alan/bölüm ile ilgili olmayan bir programı tercih etmeleri halinde bu programa yerleştirilmelerini  imkansız kılmamalıdır.

                1999 yılından 2003 yılına kadar uygulanan 0,5-0,3 katsayı oranının 2003 yılında yine Yükseköğretim Genel Kurulu kararı ile 0,8-0,3 oranı ile deÄŸiÅŸtirilerek katsayı farkının arttırılması üzerine açılan davalarda, o tarihte uygulanan sistemin bütünlüğü ve özellikleri içinde konu deÄŸerlendirilerek, sistemin özelliklerine göre yönlendirmede tek aracın katsayı olduÄŸu da dikkate alınarak bu konuda alınan katsayı farkının arttırılmasına iliÅŸkin kararın sistemin amacına uygun olduÄŸu ve Yükseköğretim Kuruluna bu konuda tanınan yetkinin kamu yararına uygun kullanılmış olduÄŸu sonucuna varılmış ve davanın reddi yönünde Danıştay Sekizinci Dairesi’nce verilen kararlar Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nca onanmıştır.

                Bu bağlamda; yukarıda da belirtildiği üzere  alan içi ve alan dışı tercihlerde geçerli olacak  katsayı oranlarının belirlenmesine ilişkin idari kararların yargısal denetimi yapılırken  uygulanan sınav sisteminin bütünlüğü içinde yasanın öngördüğü amaç ve bu amacın gerçekleştirilmesi için kullanılan yöntemin özellikleri dikkate alınarak konunun  değerlendirilmesi gerekir. Bu yaklaşım önceki katsayı davalarında da esas alınmış ve sistemin özellikleri dikkate alınarak söz konusu yargı kararları verilmiştir.

                21.7.2009 tarihinde getirilen yeni sistemde; sınavın birinci ve ikinci aşamasında  bir çok puan türünün bulunduğu ve bu puan türlerinin her birinde soru sayısının ve soru ağırlığının farklı olduğu gözönüne alındığında, getirilen sistemde farklı puan türleri yöntemi ile alan yönlendirmesinde katsayı dışında  başka araçların da kullanıldığı görülmektedir.

                Bu durumda; katsayı oranları, uygulamadan kalkan ve alan yönlendirmesinde tek aracın katsayı olduÄŸu eski sisteme göre deÄŸil, alan/bölüm yönlendirmesi amacına hizmet eden farklı sınav ve puan türlerinin bulunduÄŸu yeni sınav sistemine göre deÄŸerlendirildiÄŸinde, dava konusu düzenlemenin 2. maddesi ile getirilen katsayı oranlarının Milli EÄŸitim Temel Yasası’nın amacına, bu konudaki yargı kararlarına aykırılık oluÅŸturmadığı, ölçülü olduÄŸu sonucuna ulaşılmıştır.

                Bu nedenle, davalı idarenin itirazının kısmen kabulü ile, Daire kararının dava konusu düzenlemenin 2. maddesine yönelik yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne ilişkin kısmının kaldırılması gerektiği oyuyla, kararın 2. maddeyle ilgili kısmına katılmıyoruz.

 K A R Ş I   OY

                 XX- Davacının itiraz dilekçesinde öne sürülen nedenler, Daire kararının, dava konusu 17.12.2009 günlü Yükseköğretim Genel Kurulu kararının 6. maddesine yönelik yürütmenin durdurulması isteminin reddine ilişkin kısmının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı ve davacının itirazının reddi gerektiği oyuyla, kararın dava konusu düzenlemenin 6. maddesinin yürütülmesinin durdurulmasına ilişkin kısmına karşıyız.

HABER KAYNAÄžI

İsterseniz yorum yapabilir , veya Diğer yazılara Bakabilirsiniz .

Henüz Yorum Yok “Katsayı Kararına İtirazın Reddi Gerekçeleri Belli Oldu – Danıştay Kararı”

Yorumunuzu Belirtin