Anayasamızın 175. maddesine göre; Mecliste 330 ile 367 oy arasında bir oyla kabul edilen Anayasa değişiklikleri zorunlu olarak halkoylamasına sunulur. Cumhurbaşkanı 367 oyun üzerinde bir oy sayısıyla kabul edilen değişiklikleri de kısmen veya tamamen halkoylamasına sunabilir.
İktidardaki siyasi partinin, meclisteki diğer partilerle görüşmeden kendi gurubunda hazırladığı anayasa değişikliklerinin hiç olmazsa TBMM’deki görüşmeleri sırasında katkı verilebilmesi ve üzerinde uzlaşı sağlanabilecek maddelerin bu uzlaşıyla kabul edilebilmesi için, son günlerde kimi muhalefet partilerince Cumhurbaşkanına çağrılar yapılmaktadır. Bu çağrı, 367’nin üzerinde bir oyla kabul edilen anayasa değişikliklerine ilişkin maddeleri halkoylamasına sunmayacağını kamuoyuna açıklaması çağrısıdır.
Türk Hukuk Enstitüsü, Cumhurbaşkanının bu yöndeki beyanının, aşağıdaki nedenlerle, uzlaşmaya zemin teşkil edemeyeceğini düşünmektedir.
Peki, bu durumda Anayasada gerçekten demokratik bir takım değişiklikler için uzlaşma zemini arayan ve belli bir partinin öznel stratejilerine hizmet etmeyecek açılımlara sırf değişiklik paketinin tamamı halkoyuna sunulduğu için hayır demek istemeyen kişi ve kurumlar ne yapmalıdır?
Türk Hukuk Enstitüsü aşağıdaki koşullarda bir uzlaşma zemini önermektedir:
Anayasa Değişiklikleri Teklifinin yürürlük ve halkoylamasına ilişkin maddeleri değiştirilerek, TBMM üye tamsayısının üçte ikisinden daha fazla oyla kabul edilen değişikliklerin halkoylamasına sunulması halinde, bu maddelerin diğer maddelerden ayrılarak ayrı bir paket halinde oylanacağı hükme bağlanmalıdır. Genel Kurulda önce bu madde görüşülüp TBMM üye tamsayısının üçte ikisinden daha fazla oyla kabul edildikten sonra diğer maddelerin görüşülmesine geçilmelidir.
Böylece Sayın Cumhurbaşkanı, Anayasamızın 175. maddesine göre halkoylamasına sunulması zorunlu olmayacak değişiklikleri halkoylamasına sunmayabilir veya herhangi bir nedenle sunulsa dahi diğer maddelerden ayrı oylanır.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur.
TÜRK HUKUK ENSTİTÜSÜ
…