
Vatan Gazetesinden Üç Haberi Alt Alta Sıralıyoruz:
Cüneyt Turkut’a kurduruyor sonra oğluna devir yaptırıyor
Çevre ve Orman eski Bakanı Osman Pepe’nin, Kar Elektrik’e sahip olmak için uyguladığı taktiğin aynısını Altınova’daki Hat-San Tersanesi’nde de yaptığı ortaya çıktı. Emanetçi gibi görev alan Cüneyt Turkut’a kurdurulan Hat-San Tersanesi de, tıpkı Kar Elektrik gibi Pepe bakanlığı bıraktıktan sonra aile şirketine devredildi.
Çevre ve Orman eski Bakanı Osman Pepe’nin aile şirketi Pekar Grubu’nun ilginç büyüme öyküsünde ikinci perde de açıldı.
Pekar, Pepe kardeşlerin kısaltmasından oluşmuş bir isim. Osman Pepe ve oğullarının aile şirketi olan Pekar grubunun enerji alanında ’En büyük yatırımımız’ diye lanse ettiği Kar Elektrik Üretim Limited Şirketi’nin Gürcistan faaliyetlerini ve perde arkasında olup bitenleri dün ortaya koymuştuk. Takip edemeyenler için dünkü gelişmeleri alttaki kutuda bir kez daha özetledik.
Yine Turkut başrolde
Pepe’lere ait Pekar Grup’un ilginç büyüme öyküsünde ikinci perdede başrolde ise denizcilik alanındaki yatırımı Hat-San Tersanesi var. Bu yatırımda da tıpkı Kar Elektrik’te olduğu gibi şirketi önce başkalarının kurduğu, Osman Pepe’nin bakanlık koltuğundan ayrılmasından sonra da Pepe’lerin aile şirketine geçtiği dikkati çekiyor.
Osman Pepe’nin oğullarının bir gemi aldığı daha önce basına yansımıştı. Farkedilmeyen ise denizcilik alanındaki faaliyetlerin arkasından da yine emanetçi gibi rol oynayan Cüneyt Turkut’un çıkması oldu. Üstelik işin içinde Bakan Pepe’nin tersane yatırımının gerçekleşmesini sağlamak için bakanlık gücünü kullanması gibi önemli bir ayrıntı da var…
Kronolojik olarak gidersek Hat-San adlı şirket Cüneyt Turkut tarafından 28 Ocak 2005’te Zekayi Karacan adlı biriyle yüzde 50-50 ortaklıkla kuruldu. 31 Mart 2005’te Zekayi Karacan hisselerini Akif Çaylak’a devrederken Cüneyt Turkut’un payı aynı kaldı. 10 Mayıs 2007’de ise şirket ortaklığına Nureddin Çelik, Hasan Osman Çelik, İmran Çelik ve Abdulvahap Çelik de dahil oldu. 28 Ekim 2008’de ise toplam 5 milyon TL sermayesi olan şirkette yine hisse değişimi oldu ve 4.5 milyon TL’lik yani şirketin yüzde 90’ına denk gelen hisseler Pekar İnşaat’a geçti.
19 Ekim 2009 tarihli son sicil kaydına göre şirketin yönetim kurulu Mehmed Halid İsmail Pepe, Mustafa Talha Pepe ve Mesut Ahmet Pepe’den oluşuyor. Yani Bakan Osman Pepe’nin 3 oğlundan.
Tersane izni Pepe’den
Şirketin devri, devreden kişinin kimliği kadar Hat-San Tersanesi’nin de bünyesinde bulunduğu Altınova tersaneler bölgesinin kuruluş hikayesi de oldukça ilginç demiştik. Onu da biraz açalım. Zira bu tersanenin kuruluşunda Bakan Pepe’nin önemli rolü var. Belli ki bu yatırımın Türkiye için gerekliliğine daha o günlerde inanmış ve “İleride inşallah bizim aile şirketinin de burada bir şirkette hissesi olur” demiş.
Yalova’ya yakın Altınova’da tersane projesinin hayata geçirileceği açıklanınca büyük tartışmalar yaşanmıştı. 1999 depreminden çok etkilenen ve birinci derece deprem alanı olarak ilan edilen bölgede tersane projesinin doğru olmayacağı eleştirileri yapılmış özellikle çevreciler projeye karşı çıkmıştı.
Mevcut yasalarla bölgeye tersane yapılması mümkün görünmezken, Bakan Pepe’nin üstün gayretleri ile tersaneye izin çıktı. Bakan Pepe, gerekli olan Çevre Bakanlığı’na ait ÇED raporunu 8 Ağustos 2005’te hazırlattı ve bölgede dolgu işlemleri başladı. 23 Şubat 2006 tarihinde de inşaatlar başladı. 29 Kasım 2008’de tersanedeki ilk gemi denize indirilirken kurdelayı ise Çevre ve Orman eski Bakanı Osman Pepe kesti.
Oğullarım gemisini sattı tersane hissesi satın aldı
Pekar Grup internet sitesindeki bilgilere göre Hat-San tersanesi yıllık 60.000 dwt yeni gemi inşa kapasitesine sahip. Denize 145 metre cephesi olan ve 40 bin metrekarelik alanda kurulu Hat-San’ın 180 metre uzunluğunda 50 metre genişliğindeki beton kızağı aynı anda 2 veya 3 gemi inşasına izin verebiliyor. Şirketin değeri en az 40 milyon dolar olarak tahmin ediliyor. Bakan Pepe, Hat-San’ı devir aldıkları duyulduğunda “Bakanlığım döneminde Altınova gibi yüzlerce yere izin verdim. Burada milyon dolarlık yatırımlar yapılıyor. Bir sürü insan için ekmek kapıları açılıyor. Depremde birinci derecede riskli Japonya’da bile buna benzer binlerce proje yapılıyor. Milletvekili bakan çocukları yatırım yapamayacaklar mı? Oğullarım kendilerine ait Akçaabat isimli gemilerini iki yıl önce sattı. Bu parayla da Hat-San’dan hisse satın aldılar” demişti.
Bakan Pepe oğullarının Akçaabat isimli gemiyi satıp tersaneyi aldıklarını belirtirken, neyi satıp Akçaabat adlı gemiyi satın aldıklarını söylemeyi ise unutmuştu.
Osman Pepe ve oğulları Gürcistan’a 240 milyon dolara 7 baraj kuracak
Kerim ÜLKER / VATAN
OSMAN Pepe’nin Orman Bakanlığı döneminde, eski çalışanlarına ait Kar Enerji adlı şirket Pepe aracılığıyla Gürcistan Hükümeti ile çok iyi ilişkiler kurdu. Bu ilişkilerin sonucunda da Çoruh Nehri üzerinde 7 adet hidroelektrik santralin yapım ve süresiz işletim hakkı Kar Enerji’ye verildi.
OSMAN Pepe bakanlığı devrettikten hemen sonra Kar Enerji’nin yüzde 95 hissesi Pepe’nin aile şirketi Pekar İnşaat’a yüzde 5’i de oğlu Mustafa Talha Pepe’ye devredildi. Şimdi Pepe Ailesi en az 240 milyon dolar yatırımla Gürcistan’da bu yatırımı yapıp her yıl 50 milyon dolarlık elektrik satacak.
Bakanlığı döneminde Gürcistan ile yapılan temaslarda hep ön planda olan, Gürcistan Devlet Başkanı Mihail Saakaşvili’nin Türkiye ziyaretlerinde de kendisini ve heyetini hiç yanlız bırakmayan Çevre ve Orman eski Bakanı Osman Pepe’nin Gürcistan’da çok büyük bir enerji işini kaptığı ortaya çıktı. Gürcistan’da 7 adet hidroelektrik santrali kurma ve süresiz işletme hakkını elde eden Kar Enerji adlı şirketi, bakanlığı döneminde önce yakın adamlarına kurduran Osman Pepe’nin bakanlıktan ayrıldıktan hemen sonra şirketi emanetçilerden geri aldığı ve aile şirketinin üzerine geçirdiği kayıtlarla belgelendi.
Bakanken görünmedi
Kayıtlara göre, Kar Enerji Ltd şirketi 4 Temmuz 2007’de kuruldu. O zamanki kurucuları Cüneyt Turkut ve Mahmut Tüfekçi görünüyordu. Cüneyt Turkut’un Pepe’nin şirketlerinde mali işlerden sorumlu kişi, Mahmut Tüfekçi’nin ise Pekar İnşaat yöneticisi Ahmet Tüfekçi’nin kardeşi olduğu belirlendi. Bu şirket Osman Pepe’nin bakan olduğu dönemde Gürcistan Enerji Bakanlığı ile çok iyi ilişkiler kurdu.
Kar Enerji Ltd şirketi, Gürcistan’daki fırsatlara odaklanmak üzere Gürcistan’da Acar Enegy-2007 adlı bir şirket kurdu. Bu şirket 2008’in başında Gürcistan Enerji Bakanlığı ile çok önemli bir anlaşma yaptı. Gürcistan Enerji Bakanı Aleksander Khetaguri’nin altına imza attığı anlaşma ile Çoruh Nehri ve kolu Tıkrişi Deresi’nde kurulacak 7 adet hidroelektrik santralin (HES) yapım ve süresiz işletim hakkı, Kar Enerji’nin ana hissedarı olduğu Acar Energy’ye verildi. Anlaşmada üretimin 2012 yılında başlayacağı, santrallerin toplam kurulu gücünün 120 MW olacağı, üretilecek elektriğin yüzde 40’ının Gürcistan’a satılırken, yüzde 60’ının ise Türkiye’ye satılacağı belirtildi. Tam da o dönemde Türkiye ile Gürcistan arasında elektrik alım anlaşması yapıldı. Zira Türkiye’de 41 bin MW’lık üretim tüketime yetmiyordu ve enerj arzı açığı, ekonomi büyüdükçe artıyordu. 18 Kasım 2002’de Abdullah Gül’ün başbakanlığında kurulan kabinede Orman Bakanı olan, Erdoğan döneminde de yeni adıyla Çevre ve Orman Bakanı olarak kabinede görev alan Osman Pepe bakanlık görevinden Ağustos 2007’de ayrıldı.
Ticaret sicil gazetesi kayıtlarına göre 15 Ekim 2008’de yani Kar Enerji, Gürcistan yatırım anlaşmasını imzaladıktan 8 ay, Bakan Pepe de koltuğu bıraktıktan 14 ay sonra Kar Enerji’de hisse devri gerçekleşti.
En büyük yatırımımız
100 bin TL sermayeli şirkette 50 bin TL ortaklığı bulunan Mahmut Tüfekçi hisselerini Osman Pepe ve oğulları tarafından kurulan Pekar İnşaat’a devretti. Yine aynı tarihte bir diğer ortak Cüneyt Turkut da 45 bin TL’lik payını yine Pekar İnşaat’a devretti. Şirkette son yüzde 5’lik pay da yine Cüneyt Turkut tarafından Osman Pepe’nin oğullarından Mustafa Talha Pepe’ye devredildi. Böylece Gürcistan’da çok önemli yatırım izni olan şirketin tamamı Osman Pepe’nin aile şirketi ve oğluna geçmiş oldu. Pepe Ailesi’nin şirketi olan Pekar Grup’un internet sitesinde Gürcistan yatırımı ile ilgili şu bilgilerin yer aldığı görülüyor: “Pekar Grup’un geleceğe doğru attığı en büyük adımlardan birini de enerji sektöründeki yatırımları ve projeleri oluşturmaktadır. Bu konudaki en büyük adım Gürcistan’da gerçekleştirdiğimiz enerji yatırımımızdır. Pekar Grup (Kar Enerji Ltd Şti) Gürcistan’da faaliyet gösteren Acar Energy 2007 Ltd. şirketinin ortaklarından biridir. Acar Energy 2007 Ltd Gürcistan sınırları içerisinde 7 adet HES ile ilgili olarak Gürcistan Hükümetiyle anlaşma sağlamış, sonrasında kati proje çalışmalarına başlamıştır. Bu 7 projenin toplam kurulu gücü 120 MW olmakla beraber hesaplanan enerji üretimi yıllık 735.90 Gwh’tır. Projelerde, Ocak 2010 itibarıyla inşaat çalışmalarına başlanması planlanlanmaktadır.”
Ancak henüz yatırımla ilgili bir çalışmanın başlamadığı, ekonomik kriz ve düşen elektrik fiyatları nedeniyle yatırımın beklemede olduğu öğrenildi.
Gürcistan’daki yatırımla ilgili olarak ulaştığımız Osman Pepe önce bu yatırımı hatırlamadı. “Bizim Kar Elektrik adında kurulu bir şirkette ortaklığımız yok” diyen Pepe, “Nasıl olur, sizin aile şirketiniz Pekar İnşaat’ın internet sitesinde bile bu projeden ’En büyük yatırımımız’ diye sözediliyor. Üstelik Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarına göre de bu şirketin yüzde 100’ü size ait. 15 Ekim 2008’de devir gerçekleşmiş” deyince şunları söyledi: “Evet galiba oğlumun o şirkette payı var. Ancak Gürcistan’daki şirketin tamamı bizim değil. 40’ın üzerinde ortağı olan bir şirket bu. Oğlumun payı da sanırım yüzde 10 civarında. 7 santral de yapılamayacak. Zira 4 tanesinin Milli Park sınırları içinde kaldığı anlaşıldı ve projeleri iptal edildi. Kalan 3 tanesi için de teminat mektubu çalışmaları devam ediyor. Şu an netleşmediği için yatırım bedeli ve kurulu kapasite ile ilgili bilgi vermem mümkün değil. Sonuçta ekmek parası için çalışıp didiniyoruz. Biz sadece Gürcistan’da değil dünyanın hemen her yerinde iş kovalıyoruz. Çocuklarım Çin’den Libya’ya hatta Nijerya’ya kadar ekmek peşinde koşuyor.”
Güngör MENGİ
Büyüklerimizin yeni evlenen gençlere niçin devamlı “En az üç çocuk” öğütlediklerini şimdi anlıyoruz…
Üniversite bitirmiş gençler bile boş gezerken “bunlar neye güveniyorlar?” diye merak eder dururdum.
AKP’nin eski Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe’nin çocukları ile ilgili “başarı”ları öğrendiğim için artık tahmin edebiliyorum:
İktidar önderleri aile çevreleri içinde sürekli “tuttukları altın olan” gençler çocuklar görüyorlar.
Onları kısa zamanda zengin eden yaratıcılığı bütün gençlerin gösterebileceklerini sanıyorlar herhalde.
Cumhurbaşkanı Gül’ün, Başbakan Erdoğan’ın ve eski Maliye Bakanı Unakıtan’ın çocukları girişimci ruhları sayesinde kanatlandılar adeta. Elde ettikleri zenginlik ve parlak gelecek onlarla sınırlı kalmayacaktı elbet.
O öncülerin arkasındaki zincirin halkaları kimleri temsil ediyor bilmiyoruz ama Osman Pepe’nin genç oğulları, Gürcistan’da kotardıkları kârlı bir anlaşma ile dün “Biz de varız” haberini verdiler.
Başarının hikâyesini kısaca anlatmak gerekirse Pepe ailesi “Enerji açığı olacak” uyarısını 2007 seçimleri sırasında aldı. Seçim meydanlarında Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe “kuşkulu serveti” ile ilgili eleştirilere hedef olduğuna bakmadan iki adamına bir enerji şirketi kurdurdu.
Seçimden sonra şirketi oğullarının üstüne geçirdi. Sıra Gürcistan Devlet Başkanı’na Türkiye’yi ziyaretinde gösterdiği yakınlık sayesinde kurduğu özel ilişkiyi değerlendirmeye gelmişti.
İşler Çoruh nehrinin suları gibi aktı, gitti. Pepe’lerin şirketi, Çoruh nehrinin üstünde 7 tane hidroelektrik santrali kurmak için ön anlaşmayı yaptı.
Üretime iki yıl sonra başlayacak tesisler yılda 50 milyon dolar ciro yapacak. Pazar garanti; Yüzde 60’ı Türkiye’ye, gerisi Gürcistan’a..
Şimdi merak edilen şu: Santrallar 200 ile 250 milyon dolar arası bir kaynak gerektiriyor.
Pepe’ler bu parayı nereden bulacak?
Meclis paranın kaynağını merak edecek mi?
Pepe’nin bakanlık nüfuzunu suiistimal edip etmediği araştırma konusu yapılacak mı?
Hayal görmemek lâzım. Alman yargısının mahkûm ettiği Deniz Feneri bile söndürülemedi. Bu düzende iktidar mensuplarının elde ettiği “başarı”ların altında haram var mı, yok mu; kimse merak edip araştırmaz.
Hiç değilse, gençlerin kolay görecekleri yere bir teselli sloganı assalar:
“Nazar etme ne olur;
Çalış, senin de olur!”
…
çok güzel bir haber önemli olan peşini bırakmamak.lütven sizin gibi aydın bir gazete bizi böyle güzel gerçekçi haberlerle aydınlattığınız için teşekkürler. bu haberi yapanların ellerine sağlık…
Ülke yönetiminde söz sahibi olup, yetkisini sorumsuzca kendi çıkarları için ve milletin geleceğini karartarak kullanmak, elbette millete reva görülen zulmün örneklerinden biridir. Bilinmesi gereken ise; tarihin hiç bir döneminde ve dünyanın hiç bir yerinde zulmün saltanatının kalıcı olamadığı, aksine kısa ömürlü olduğudur. Bu üç cümlemi okuyan olursa merhum Zeki MÜREN ‘in sesinden “Ne sevincin ömrü varmış, ne gün gören çok yaşarmış, Meğer hayat bir masalmış, …..” adlı eseri dinlesin lütfen. Muazzam şiir/güfte, güzel bir beste. “El Emin” sıfatı, içinde yaşadığı toplum tarafından Peygamberlik’den önce verilmiş olan Hazreti Resulullah “Bizi aldatan, bizden değildir. ” buyurmuş. Bizi aldatmayanlar şefaatine nail olsun! İnşaallah!