2547 sayılı Yükseköğretim Kanunuyla getirilen rektör seçimi sistemine dönük eleştirilerde örnek verilen ancak gerçekleşmesi pek de beklenmeyecek ihtimaller gerçek oluyor.

Vatan Gazetesinin haberine göre; Giresun Üniversitesi’nde Prof. Dr. Osman Metin Öztürk’ün emekli olmasıyla boşalan rektörlük seçimi için 18 Haziran’da 89 akademisyen oy kullandı. Seçimlerde Prof.Dr. Halil İbrahim Bahar 31, Prof. Dr. Mustafa Türkmen 29, Prof. Dr. Aygün Attar 21, Prof. Dr. Ayhan Bölük 4, Prof. Dr. Yılmaz Can 2 ve Prof. Dr. Murat Teker 1 oy aldı. YÖK ise Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e sunduğu listede bu sıralamayı dikkate almadı.
Seçimlerde en fazla oyu alan iki aday Prof. Dr. Bahar ve Prof. Dr. Türkmen’i listeden çıkardı. YÖK’ün 3 kişilik listesine ise 21 oy alan Azerbaycan asıllı Prof. Dr. Aygün Attar, 4 oy alan Prof. Dr. Ayhan Bölük ve 2 oy alan Prof. Dr. Yılmaz Can’ın ismi yer aldı. Rektörlük seçimi için YÖK tarafından Cumhurbaşkanlığına gönderilen listeye 3. sıradan giren Prof. Dr. Yılmaz Can, Şubat 2008’deki “Türbana Özgürlük Bildirisi”ni imzalayan akademisyenler arasında bulunuyor.
En fazla oyu aldığı halde YÖK tarafından listeden çıkartılan Prof. Dr. Halil İbrahim Bahar ise duruma tepkili olmasına rağmen Cumhurbaşkanı’nın insiyatif alarak sürece müdahale edeceğini umut ediyor.
Halen Giresun Üniversitesi Rektör Vekili olan Bahar, VATAN’a yaptığı açıklamada akademisyenlerin tercihinin siyaset tarafından baltalandığını belirterek şöyle konuştu:
“Kimin rektör olacağı seçimler ve tercih sıralamasıyla değil Ankara Çukurambar’daki kafeteryalarda belli oluyor. Sonuç olarak burada akademisyenlerin akademik tercihlerinin siyaset tarafından baltalandığını görüyoruz. Bunu kim yaptı derseniz hükümetin önemli isimlerinden birinin çok etkili olduğunu söyleyebilirim. Yeni YÖK yapısı Kemal Gürüz ve Erdoğan Teziç dönemlerinin mağduru olarak şikayet ederlerdi. Ama kendileri de aynısını yapıyor.
Baskıyı ve ipoteği kimin yaptığı değil kime yapıldığı önemliymiş demek ki. Başkaları yapınca kötü kendileri yapınca mübahmış anlaşılan. Bilim insanları yalnız insanlardır ve sadece bilimi düşünürler. Piyasanın atraksiyonlarını bilmezler. Siz yıllarca okumuş, çaba sarf etmiş, emek vermişsiniz ama lokal bir politikacının desteğine sahip değilseniz bitiyorsunuz.
Üniversitenizi bir yerlere getiremiyorsunuz. Bu üniversitenin akademisyeni çalışır mı? Burası bir ziraat müdürlüğü bir mal müdürlüğü değil bir üniversite. Özgür ve yalnız. Seçimde birinci olup liste dışı kalacağım aklımın ucundan bile geçmedi. Bu noktada Cumhurbaşkanlığı ve YÖK sürece müdahale etmelidir. Dokuz Eylül Üniversitesi’nde bunu yapmıştı. En yetkili merci kendileridir.’’
…