Friday, February 10, 2012 14:46

Anayasa Mahkemesi anayasa değişikliğini millet iradesine bıraktı

Posted by on Perşembe, Temmuz 8, 2010, 0:17
Bu Yazı FAALİYETLERİMİZ Kategorisinde ve 3 Yorumlar var .

5982 sayılı Kanunla Anayasada yapılan değişikliklerden Anayasanın ilk üç maddesiyle ilişkilendirilebilecek, Türkiye Cumhuriyetinin demokratik hukuk devleti niteliğiyle bağdaşmadığını düşündüğümüz kısımları daha önce duyurmuştuk.

CHP’nin başvurusu üzerine bugün açıklanan kısmen iptal yönündeki Anayasa Mahkemesi kararı, Anayasa Mahkemesi ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyelerinin seçim sistemine ilişkin görüşlerimizle örtüşmekle birlikte, beklentilerimizi karşılamaktan çok uzaktır.

Demokratik Devlet ve Hukuk Devleti niteliklerine aykırı görülmeyen düzenlemelere bakıldığında, seçim sistemine ilişkin değişiklikler daha tali konumdadır.

Anayasa Mahkemesi’ne Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden basit çoğunlukla yani hiçbir uzlaşı arayışı olmaksızın Mecliste çoğunluğu elinde bulunduran siyasi parti tarafından üç üye atanması öngörülüyordu. Gerekçede sıkça başvurulan mukayeseli hukukla bakıldığında hangi ülkede siyasi iktidara yüksek mahkemeye üye atama yetkisi verilmektedir? Demokratik meşruiyet arayışı, milli iradenin Mahkemeye yansıması gibi içi boş süslü lafların arkasına saklanan bu düzenleme “demokratik hukuk devleti” niteliğiyle bağdaştırılamaz. Milli irade meclisin basit çoğunluğu değildir ve bu basit çoğunluğun Sayıştay’dan yapacağı seçimle de milli irade Yüksek Mahkemeye yansımış, meşruiyet arayışı karşılanmış olmaz. Seçim sistemi sebebiyle belli bir tabanı olmakla birlikte Mecliste temsil imkânı bulamayan veya Mecliste temsil edilen tüm siyasi partilere bu imkanı vermek veya onlarla uzlaşıyı zorunlu hale getirmek yerine sadece Meclis çoğunluğunun Anayasa Mahkemesi’ne üye seçmesi, demokratik meşruiyet veya milli iradenin Mahkemeye yansıması değil, iktidardaki siyasi partinin yargı organına nüfus etmesidir. Bu sistem maalesef Anayasa Mahkemesi’nce demokratik hukuk devleti niteliğiyle bağdaştırılmıştır.

Aynı şekilde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na ilişkin olarak da siyasi iktidarın yargı organının yönetiminde etkin belirleyici güç haline gelmesini sağlayacak düzenlemeler maalesef Anayasa Mahkemesi’nce uygun bulunmuştur.

Siyasi iktidarın iradesini yansıtan yürütme organının Kurulda temsil oranı arttırılıyor. Bakan ve Müsteşar yanında Adalet Akademisinden de Kurula üye seçiliyor. Ve asıl ve en önemlisi artık halkoyuyla seçilecek ve tarafsızlık niteliği parlamenter sistemdeki teoriyle örtüşmeyecek Cumhurbaşkanına doğrudan Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na ve hâkim sınıfından olmayan üye atama yetkisi tanınması, demokratik hukuk devleti niteliğiyle bağdaştırılabilmiştir. Bu köklü aykırılıklar yanında hukukçu olmayan üye atanması ve üyelik için yapılacak seçim sistemi de aykırı olmakla birlikte ikincil öneme haizdir.

Öte yandan Sayıştay’dan Anayasa Mahkemesi’ne Meclisce üye seçilmesini uygun bulan Mahkemenin Cumhurbaşkanının HSYK’na yine Sayıştay üyelerinin titrine sahip olacak kişileri atamasını hangi farklılıklarla Anayasaya aykırı bulduğunu da henüz bilemiyoruz.

Özetle söylemek gerekirse Anayasa Mahkemesi; son günlerdeki sistematik kara propagandanın da etkisiyle olacak ki; Anayasamızın ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin temel niteliklerinin bekçisi olma iradesini gösterememiştir. Anlaşılmıştır ki Anayasa Mahkemesi, sadece laiklik ilkesini benimseyebilmiş, demokrasi ve hukuk devleti ilkelerini içselleştirememiştir.

Siyasi iktidarın Anayasa Mahkemesi kararıyla rahatladığı ve gerçek amaçlarına bir adım daha yaklaştığı açıktır. Sözcülerinin aksi yöndeki beyanatları, halkoylaması ve takip edecek seçim süreci propagandası olarak görülmelidir. Ancak unutulmamalıdır ki, bu değişikliklerin yürürlüğe girebilmesi için halkoylamasında kabul edilmesi gerekecektir. Ve biz Yüce Türk Milletinin bu oyuna dur diyeceğine, kayıtsız ve şartsız egemenliğini eliyle kullandığı organlarını yeniden ve kendi iradesi doğrultusunda biçimlendireceğine inanıyoruz. Türk Hukuk Enstitüsü olarak, her türlü zeminde inandığımız doğruların savunuculuğuna devam edeceğimizden kimsenin kuşkusu olmasın.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

İsterseniz yorum yapabilir , veya Diğer yazılara Bakabilirsiniz .

3 Yorum “Anayasa Mahkemesi anayasa değişikliğini millet iradesine bıraktı”

  1. Bayram Albayrak
    2010.07.09 10:19

    THE açıklamasını İzmirde kayıtlı bir üyesi olarak esefle karşılıyorum. Türkiye Cumhuriyetinin yegane sahibi ve bekçisi gibi gören cuntacıların ağzı ile konuşan halkı cahil olarak gören halkı istediği şekilde karar verdiğinde yere göğe sığdıramayan istemediği yönde karar verdiğinde bidon kafalı diye küçümseyen vesayetçi zihniyet ağzı ile yazılan basın açıklamanızı bir üyeniz olarak kınıyorum.

  2. Bayram Albayrak
    2010.07.09 11:00

    Türk Hukuk Entitüsü Anayasa Mahkemesinin Anayasanın 10. ve 42. maddelerinin değiştirilmesine ilişkin değişikliği iptal etmesini nasıl yorumlar. 411 el değişiklikteki uzlaşının bir göstergesi değilmidir. O karara karşıda aynı düşünce ile basın açıklaması yapılmışmıdır.

  3. Bayram Albayrak
    2010.07.09 11:02

    Birçok hukukçu ve siyesetçi anayasa mahkemesinin görev sınırını aşarak anayasa değişikliklerini esastan incelediği eleştirisini yaparken basın açıklamanızda bu ihlale hukuka aykırılığa niçin değinilmemiştir.

Yorumunuzu Belirtin